| Ortada büyük bir sorun olduğu ve benden saklamaya çalıştığınız belli. | Open Subtitles | تتصرفين كما لو أن أزمة ما قد وقعت وتعملين على إخفائها عني |
| Blöf yaptığında saklamaya çalıştığı bir seyirmesi var. | Open Subtitles | الإرتعاشة التى يحاول إخفائها عندما يقوم بالخداع |
| Gerçek duygularını, saklamaya çalışsalar da bilirim. | Open Subtitles | أنا أعرف ماهي مذاهبهم الحقيقية حتى بمحاولتهم إخفائها |
| Bir soyguncu, cesedi saklamak için bu kadar uzağa taşımakla uğraşmazdı. | Open Subtitles | فالسارق لن يُكلف نفسه عناء سحب جثتها هذا الحد لأجل إخفائها فحسب. |
| Arka taraftan tabloyu aldıktan sonra asıl sorun onu zarar vermeyecek bir şeyin içinde saklamak. | Open Subtitles | فور اخراجي اللوحة من الخلف يبقى مشكلة إخفائها بشئ كبير |
| Yöntemleri arasında sualtına serilen engeller ve milyonlarca gizli mayın vardı. | Open Subtitles | بأستخدام أعداد هائله من الموانع التى تم إخفائها تحت سطح الماء بالأضافه إلى ملايين الألغام |
| Önemli değil. Onu saklamama yardım ettiğin için seni de hapse atarlar. | Open Subtitles | هذا لا يهم سوف يُرسلونكِ أنت للسجن لأنكِ ساعدتيني في إخفائها |
| Gözyaşlarına boğuldum, bunu ondan gizlemeye çalıştım ama anladı. | TED | انفجرت بالدموع التي لم أستطع التحكّم بها، حاولت إخفائها ولكنّه عرف ذلك. |
| Kameraları her şeyin içine saklayabiliriz. Aynalara, lambalara, televizyonlara... | Open Subtitles | يمكن إخفائها فى أى شيء ،فى المرايا و المصابيح و التلفاز |
| Pekala, parayı saklamalıyız. | Open Subtitles | علينا إخفائها |
| saklamaya çalıştığı bir ilişkisi vardı... ve siz, onun adını söylemişken, beraber yaşamayı düşünüyordunuz. | Open Subtitles | لقد كانت في علاقة وكانت تحاول إخفائها وانت بالنتويه باسمها |
| İnsanların saklamaya çalıştıkları tüm kirli sırlarını. | Open Subtitles | كل هذه الاسرار القذرة التى يحاول الناس إخفائها |
| saklamaya çalıştığım onca sır, diğer insanların anlamayacağı şeyler. | Open Subtitles | كل تلك الأسرار التي كنت حاول إخفائها أمور لن يتفهمها الأخرون |
| Onu benden saklamaya devam edemezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك الاستمرار في إخفائها عنّي. |
| Bizden saklamaya çalıştı. Pislik. | Open Subtitles | تحاول إخفائها عنا |
| Bunu saklamaya bile çalışmadım. | Open Subtitles | لم أحاول إخفائها |
| saklamak istediğin eşyaların çevresindeki ışığı kırıyor. | Open Subtitles | للقيام بإحناء الضوؤ حول الأجسام المراد إخفائها |
| saklamak istediğin eşyaların çevresindeki ışığı kırıyor. | Open Subtitles | للقيام بإحناء الضوؤ حول الأجسام المراد إخفائها |
| İşte, Amerikan Vampir Cemiyeti'nin sizden saklamak istediği gerçek bu. | Open Subtitles | وهذه هي... الحقيقة التي تريد الرابطة إخفائها عنكم |
| Şayet elinde fotoğrafların negatifleri varsa, orada gizli olmalı. | Open Subtitles | إذا كان لديه نسخ أخرى من الصورة أو شريط الفلم سوف يتم إخفائها |
| Bağışlanma talep edilemez, gizli tutmayı düşündüğünüz bir günah. | Open Subtitles | لا يمكنك السعي إلى المغفرة على خطيئة تنوي الإستمرار في إخفائها |
| Ve saklamama yardım edersiniz diye düşündüm. | Open Subtitles | وكنت آمل أنكم ستساعدوني في إخفائها |
| Onu saklamama yardım et. | Open Subtitles | ساعديني في إخفائها |
| Kızımız hamile kaldığında gizlemeye çalıştık ama işimiz çok zorlaştı. | Open Subtitles | إبنتنا أصبحت حامل حاولنا إخفائها لكن الأمر أصبح صعباً |
| Fişek. Yemek tepsisinin altına saklayabiliriz. | Open Subtitles | مفرقعات ناريّة، يمكننا إخفائها تحت إحدى صواني الطعام المغطاة |
| Pekala, parayı saklamalıyız. | Open Subtitles | علينا إخفائها |