| Tabii eğer dolandırıcılık yapmayı kabul edersen. Ve ben kabul edeceğini biliyorum. | Open Subtitles | إذ كنت لا تمانع الاحتيال وانا اعلم انك لا تمانع |
| Tabii eğer dolandırıcılık yapmayı kabul edersen. Ve ben kabul edeceğini biliyorum. | Open Subtitles | إذ كنت لا تمانع الاحتيال وانا اعلم انك لا تمانع |
| eğer öyleyse üç saniye bir şey deme. | Open Subtitles | دعينا نترك الثواني الثالث تمر إذ كنت على صواب |
| eğer bu adama bu kadar yakınsan Sayın Danışman Bey nasıl oluyorda Elçilikte önemli bir yerin olmuyor? | Open Subtitles | إذ كنت قريباً جداً لسيّد الذي يلجأ إليك فكيف لا تكون أكثر أهمية في سلسلة القيادة بالسفارة؟ |
| eğer beni canavar olarak görürsen yaptıklarını haklı çıkarır. | Open Subtitles | لتبرير الأشياء التي فعلتها إذ كنت تراني كوحش |
| Demem şu ki, eğer babamın İsviçre bankasında hesabı olduğunu bilseydim paraları çekmeyi düşünürdüm. | Open Subtitles | كل ما أقوله إذ كنت أنا من علم بشأن حساب البنك السويسري بأسم أبي لقمت بسحبه |
| eğer paranı isteseydim, çoktan almış olurdum, değil mi? | Open Subtitles | إذ كنت أريد مالك، لكنت امتلكته مسبقاً، صحيح؟ |
| Iyi o zaman, ı bir süre için burada kalacaksın eğer adını gerekir herhalde. | Open Subtitles | حسنًا، يفترض أن يكون لديك إسم، إذ كنت ستبقى هنا لفترة من الوقت |
| eğer burada olmayı ıslahevinde olmaya tercih ediyorsanız, buyurun. | Open Subtitles | إذ كنت تفضلين التواجد في الإصلاحية بدلا ًمن هنا، فلك حرية الذهاب |
| "Dostum eğer parmağımı oraya sokmamı istiyorsan önce parmağıma bir yüzük takman gerekecek." | Open Subtitles | يا صديقي إذ كنت تريدني أن أضع أصبعي هناك ستحتاج إلى وضع حلقه عليه أولاً |
| eğer oğlunu seviyorsan, sakın polisi arama. | Open Subtitles | إذ كنت تحب أبنك لا تتصل بالشرطة |
| eğer birini vuracaksam, o kişi sen olursun. | Open Subtitles | إذ كنت سأطلق النار على أحد فسيكون أنت |
| eğer Megan Thoması soyabileceğini düşünüyorsan... | Open Subtitles | إذ كنت حقا تستطيع جعل ميغان توماس عارية |
| eğer onlarla konuşmak isterseniz Golabki'de bulabilirsiniz. | Open Subtitles | إذ كنت ترغب في التحدث إليهم، سوف يكونون في "جلابكي" |
| Bak Penny eğer sana yanlış bir fikir verdiysem kusuruma bakma, ama-- | Open Subtitles | إنظر يا (بينى) أنا آسفة إذ كنت أعطيتك الفكرة الخاطئة ـ ـ |
| eğer Quantrell'i biliyorsam, şimdiye her şeyi kontrol altına almıştır. | Open Subtitles | حسناً، إذ كنت أعرف (كوانتريل). كل شيء تحت سيطرته الآن |
| eğer seçme hakkım olsaydı. | TED | إذ كنت أمتلك خياراً. |
| eğer gideceksem, hemen çıksam iyi olur. | Open Subtitles | إذ كنت سأفعل ذلك يجب أن أسرع |
| eğer Dr. Kinsey'nin dersi için buradaysanız burası sadece fakülte üyeleri ve karılarına. | Open Subtitles | إذ كنت أتيت من أجل دكتور (كينزي) ، فإنه قد فتح صفه لأعضاء هيئة التدريس وزوجاتهم |
| Ama eğer sen kartlarını doğru oynarsan, | Open Subtitles | لكن إذ كنت ولداً صالحاً. |