| Son birkaç saat içerisinde duyguları ifade etme konusunda bayanların erkeklerden çok daha üretken olduklarını görüyoruz. | TED | ونحن نرى أن النساء هن أكثر قليلا إنتاجاً في الحديث عن مشاعرهن في الساعات الأخيرة عن الرجال. |
| Sıradan bir em birkaç yüz çok üretken insanın bir kopyasıdır. | TED | إم النموذجية هي نسخة من عدة مئات من البشر الأكثر إنتاجاً. |
| İşleri planlarken benimle de paylaşsaydın daha üretken olabilirdik. | Open Subtitles | تَعْرفُ، نحن قَدْ يَكُونُ أكثرُ إنتاجاً إذا تَتضمّنُني في تخطيط proces؟ - Aha. |
| Trog, birinci sınıf bir prodüksiyon olacak. | Open Subtitles | "تروق" سيكون إنتاجاً من الدرجة الأولى تروق؟ |
| Burada senin kitabındaki dünyayı onurlandıran bir prodüksiyon var. | Open Subtitles | أرى إنتاجاً يشرف عالم كتابك |
| Ben daha üretken olabilirim. | Open Subtitles | Ooh، أَعْرفُ بأنّني سَأكُونُ أكثرَ إنتاجاً. |
| Daha üretken olabilmek için. | Open Subtitles | تَعْرفُ، يَكُونُ أكثرَ إنتاجاً. |
| Kendi bölümünüzdeki en üretken sayı kırıcısısınız. | Open Subtitles | كنت أكثر مُحاسب إنتاجاً في وحدتك. |
| Euler 18. yüzyılın en üretken matematikçisiydi. | Open Subtitles | (أويلر) كان العالم الرياضيّ الأكثر إنتاجاً في القرن الثامن عشر |
| üretken olabiliriz! | Open Subtitles | . "إنتاجاً!" |