| Babam da baş belasının tekiydi ama o ve annem işleri yürütüyordu. | Open Subtitles | ومع ذلك , أبي كان دائم الإنشغال , ولكنه وأمي عملوا دائماً علي إنجاح علاقتهم |
| Kimse listeyi çalmanın kolay olacağını söylemedi; ama bunu yine de başarabiliriz. | Open Subtitles | لم يقل أحداً أن سرقة القائمة آمر هين لكن سنستطيع إنجاح الأمر |
| Evliliğini yürütmek için çok uğraşıyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تحاولين إنجاح هذه الزيجة حقاً ألست كذلك؟ |
| Senin de beni sevdiğini biliyorum. Bunu yürütebiliriz. | Open Subtitles | وأعلم أنك تحبني ، يمكننا إنجاح هذا. |
| Gerçekten babam ile bunun üstesinden gelebileceğinizi düşünüyor musun? | Open Subtitles | هل تعتقدين بأنك أنت وأبي تستطيعون إنجاح الامر؟ |
| Sence böyle bir şeyi başarabilir miyiz? | Open Subtitles | أتعتقدين حقاً أن بإمكاننا إنجاح أمر كهذا؟ |
| Bu ilişkinin yürümesi konusunda kararlı olduğumu ikinize de söylemek istiyorum. | Open Subtitles | وانا أريدكم أن تعلما بأنى مصره على إنجاح هذه العلاقه |
| İyi de, karınla yürütmeye çabalaman gerekmez mi? | Open Subtitles | أجل لكن أليس عليكم محاولة إنجاح العلاقة ؟ |
| Unutma Chuck planın işe yaraması için Shaw da şüphe bırakmamalısın. | Open Subtitles | تذكر تشك من أجل إنجاح هذه الخطة ستحتاج لإقناع شاو بالكامل |
| Görevimizi başarıya ulaştırmak için yemin ettim ben. | Open Subtitles | أقسمت على إنجاح مهمتنا. |
| Birbirimize, işleri yoluna koymaya çalışmayı borçluyuz. | Open Subtitles | نحنُ مدينون لبعضنا البعض للمُحاولة في إنجاح هذا شيء |
| İşleri yoluna koymaya çalışabilirdim. | Open Subtitles | كان علي إنجاح العلاقة لكن أحياناً من الأسفل |
| İki gayin işleri böylesine güzel yürütebilmesi ne kadar da harika değil mi? | Open Subtitles | أليس ذلك رائعاً عندما يتمكن رجلين مثليين من إنجاح العلاقة بذلك الشكل؟ |
| Tamam, hoşça kal! Pekala, konuklar geliyorlar, insanlar soru sormaya başladılar ama hala başarabiliriz! | Open Subtitles | الضيوف تأتي ، بدأ الناس بطرح الأسئلة لكن لا يزال يمكننا إنجاح الأمر |
| Toprağı işleriz. Avlanırız. başarabiliriz. | Open Subtitles | سنتعرف على المكان و نصطاد ، سنحاول إنجاح الأمر. |
| Uzun mesafe ilişkisini başarabiliriz. Ne diyorsun? | Open Subtitles | يمكننا إنجاح علاقة بعيدة ما رأيك؟ |
| O bunu yürütmek istiyor. Lütfen. | Open Subtitles | إنّها تودّ إنجاح علاقتكما سويّاً، أرجوك. |
| Bu işi yürütmek istesem bile ki sanırım istiyorum nasıl yapacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا أعني, حتى ولو أردت إنجاح هذا الشيء والذي أظنني أفعله نوعاً ما الأمر فقط لا أظنني أعرف كيف |
| Hâlâ bu işi yürütebiliriz. | Open Subtitles | نستطيع إنجاح علاقتنا ثانية |
| Bence bunu yürütebiliriz. | Open Subtitles | أعتقد أننا نستطيع إنجاح هذا |
| Çocuğu doğurmana karar verseydik bunun üstesinden gelebilirdik. | Open Subtitles | إن قررنا إنجاب الطفل، يمكننا إنجاح الأمر. |
| Yani bunu başarabilir miyiz? | Open Subtitles | إذاً هل بإمكاننا إنجاح هذا ؟ |
| Bunun yürümesi için bir banka ile iş birliği yapmak zorundasın. | Open Subtitles | عليك أن تتعاون مع مصرف لكيّ تتمكن من إنجاح هذا. |
| Sadece işleri yürütmeye çalışıyordu. | Open Subtitles | لقد كانت فقط تحاول إنجاح الأمور |
| Birkaç hesaplama yaptık ve bu işin yapılabileceği sonucuna vardık fakat işe yaraması için yaklaşık 80 ile 150 civarında ilaç gerekiyor. | TED | لذلك قمنا بتحليل الأمر, ووجدنا أنه من الممكن إنجاح الأمر, لكن من أجل ذلك تحتاج على الأقل ما يناهز 80 إلى 150 عقار. |
| Görevimizi başarıya ulaştırmak için yemin ettim ben. | Open Subtitles | أقسمت على إنجاح مهمتنا. |