| Ama unutma, Onlar sadece parası olan insanlar. | Open Subtitles | لكن تذكري، إنهم مجرد أشخاص يملكون المال. |
| Ama erkekler her şeyi düzeltemezler, Onlar sadece insan. | Open Subtitles | لكن الرجال لايأتون ويجعلون كل شيء أفضل ، إنهم مجرد بشر |
| Onlar sadece çocuk Walter, lütfen bundan fazla bir şey çıkarma. | Open Subtitles | حسناً، إنهم مجرد شباب فدعنا لا نضخم الأمر |
| Bunu bilerek yapmadılar bu bir kazaydı, Onlar daha çocuk. | Open Subtitles | هذا لم يكن مقصوداً كان هذا حادثاً، إنهم مجرد أطفال |
| Bunlar sadece karınca ve çok küçükler. | Open Subtitles | إنهم مجرد نمل , وهم صغيرون جدًا |
| 'Bunlar daha anaokulundalar,' diyebilirsiniz. | TED | قد تقول: "أوه، إنهم مجرد أطفال دون سن المدرسة." |
| Evet, Onlar sadece ucuz köleler işi bitince onları Meksika'ya geri gönderecek. | Open Subtitles | نعم ، إنهم مجرد عبيد رخيصو الثمن وسيعيدهم إلى المكسيك عندما لا يحتاجهم |
| Biliyorum. Onlar sadece araçları yanlış malikanede bozulmuş asilzadeler. | Open Subtitles | إنهم مجرد أرستقراطيين تعطلت مركبتهم في المزرعه الخاطئه |
| Onların niyeti zarar vermek değil. Onlar sadece ejderha gibi davranan ejderha. | Open Subtitles | إنهم لا يقصدون الأذية إنهم مجرد تنانين تتصرف كتنانين |
| Onlar sadece araç. Araçlardan nefret edemezsin. | Open Subtitles | إنهم مجرد أدوات لا يجب عليك أن تكره الأدوات |
| Onlar sadece arkadaşım. | Open Subtitles | أمي، إنهم ليسوا هنا من أجل ذلك، إنهم مجرد أصدقاء. |
| Onlar sadece bir avuç çocuk. Kimin için çalıştıklarını bilmiyorlar bile. | Open Subtitles | إنهم مجرد فتية صغار لا يعرفون حتى لصالح من يعملون |
| Onlar sadece patlamış mısır satmak için bir satışçıdır. | Open Subtitles | إنهم مجرد أداة تسويقية ملهمة لبيع حبوب الذرة المقلية |
| Onlar sadece başarısız oldukları için her şeyi yok etmek isteyen birkaç ezik. | Open Subtitles | إنهم مجرد حفنة من الفاشلين الذين لم ينجحوا والآن يريدون أن يفسدوا كل شيء |
| Onlar sadece insan, hepsi bu. | Open Subtitles | إنهم مجرد أناس، ذلك كلّ ما في الأمر. |
| Rahipler kimse değil. Onlar sadece hizmetkar. | Open Subtitles | ليس للقسس شأن إنهم مجرد خادمون هنا |
| Onlar sadece çocuk. Onlara ihtiyacın yok. | Open Subtitles | إنهم مجرد أطفال لست بحاجةٍ إليهم |
| Buna hazır değiller. Onlar daha çocuk. | Open Subtitles | إنهم ليسوا مستعدين لشيء مثل هذا إنهم مجرد أطفال |
| Moni, Moni, lütfen aşkım. Onlar daha çocuk. | Open Subtitles | موني, موني, أرجوك يا حبي إنهم مجرد أطفال |
| Görüşmeler de kayda alınmış. Bunlar sadece öğrenci. | Open Subtitles | و مقابلات فيدوية إنهم مجرد طلاب |
| İnanması güç. Bunlar daha çocuk. | Open Subtitles | أمر يصعب تصديقه، إنهم مجرد أطفال |
| Onlar... Onlar yalnızca kız, tamam mı? | Open Subtitles | إنهم مجرد فتيات لعينات، اتفقنا؟ |
| Bir avuç insan sabah uyanır ve çocuklarını koleje göndermenin bir yolunu bulmaya çalışırlar. | Open Subtitles | ليتدبروا طريقة تمكنهم من إرسال أبنائهم إلى الجامعة إنهم مجرد ناس , وأنا أعرف الناس |