"إنه حقا" - Translation from Arabic to Turkish

    • Gerçekten
        
    • çok
        
    Ve size söyleyebilirim ki, körseniz, görebilen bir dünyada hayatınızı sürdürmek biraz zor, Gerçekten öyle. TED و هل أستطيع إخباركم ، العمل في عالم يرى عندما لا تستطيع أنت أن ترى، إنه صعب نوعا ما..إنه حقا كذلك.
    - Evet, Gerçekten de atıyor. - Şimdi dalga geçmeyi bırak söyle bakalım, neden Simla'da beni görmeye gelmedin? Open Subtitles نعم ، إنه حقا يدق لا تتخابث الآن و أخبرني
    O Gerçekten bir fener. Ben de neden bu odada bu kadar çok pil var diyordum. Open Subtitles ــ إنه حقا مصباح كاشف ــ لا عجب من أنك تملكين الكثير من البطاريات
    Hayır, o çok yetenekli ama, yani çok karanlık ve şiddetliydi. Open Subtitles لا, إنه حقا موهوب ولكن أعني لقد كانت مظلمة جدا وعنيفة
    Prensesin geleceği ipin ucunda. Bu Gerçekten önemli, sen de öyle düşünmüyor musun? Open Subtitles مستقبل الأميرة يقف على هذا الأمر.إنه حقا أمر مهم ,ألا تعتقد ذلك؟
    Bu Gerçekten imkânsız! Prenses için bile olsa yapamam! Open Subtitles إنه حقا مستحيل حتى ولو كان من اجل الاميرة
    Seni gidi seni, grubumuzun teklif ettiği fiyat, Gerçekten yüksek bir tutar. Open Subtitles بالنسبة للسعر المعروض من مجموعتنا إنه حقا ثمن باهض جدا
    Gerçekten de harika bir yer. Hatta muhteşem. Open Subtitles إنه حقا , حقا مكان رائع إنه رائع , في الحقيقة
    Gerçekten Go Mi Nam olmadığıma ve kadın olduğuma inanacak mı? Open Subtitles إنه حقا سيصدق ، أنا أمرأة و لست غو مي نام ؟
    Hava durumuyla ilgili bu sohbet Gerçekten harikaydı ama neyse ki geldik. Sana iyi şanslar. Open Subtitles دعنا لا نطيل نقاش حالة الطقس , إنه حقا ممتع و لكن من حسن حظي أنا وصلنا
    Kendi züppe ve düşüncesiz tarzıyla Gerçekten yardım etmek istiyor. Open Subtitles إنه حقا يريد تقديم المساعدة بطريقته المتكبرة الطائشة
    Bu Gerçekten de çok yaygın olan bir sorun için TED إنه حقا يبدو كحل اقتصادي وذي جدوى
    Yani Hirshhorn, bunu düşünmeye başlayınca ve amacı geliştirince, Richard ve onun ekibiyle -- bu Gerçekten onun yaşam enerjisi. TED وبالتالي حين بدأنا نفكر في هيرشورن ونحن نطور مهمتنا، مع ريتشارد وفريقه -- إنه حقا دم حياته.
    Bütün işi ona bırakmak Gerçekten zalimce... Open Subtitles إنه حقا من القسوة ان يجعلها تعمل كل شىء
    Tanrım, Gerçekten seni öldürmeye mi kalktı? Open Subtitles إلهي. أعني، إنه حقا حاول قتلك؟
    Mutluluğu seçtim. Bu benim için çok önemli. Open Subtitles لقد إخترت السعادة إنه حقا تطور هام بالنسبة لي
    Geçen gece Lauren'i neşelendirmeye çalışman çok güzeldi. Open Subtitles تعلم, إنه حقا لطف منك أن تهتف للورين تلك الليلة نعم, د.تيفلون يونغ
    Mariana'nın yanında olmanı istemesi çok hoş. Open Subtitles إنه حقا من لطف ماريانا أن تطلب منك لتكوني في صحبتها
    çok kötü bir şey. Ben asla bir su aracını yakmam. Open Subtitles إنه حقا غير رائع انا لن أحرق زلاجة ماء أبداً

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more