| Ona iğne olmadığını söyledim ama gitmiyor. | Open Subtitles | أخبرته انه لا توجد ايه ابر لكنه لا يريد المغادره |
| - Daha büyük iğne, Knocko. - Şimdi dikiş. | Open Subtitles | ـ ابر اكبر يا نوكو ـ الان القطب |
| - Daha uzun iğne verir misin? | Open Subtitles | ـ أيمكنني الحصول على ابر اطول؟ |
| İğneler var ve ve yılanlar ve ve sırt çantalı böcekler. | Open Subtitles | لديهم ابر و ثعابين وكذالك حشرات تحمل حشرات |
| Sanki kafamın içine iğneler batıyordu. | Open Subtitles | مثل ابر تشك داخل رأسك |
| Çantamda dikiş iğnesi ve kıskaç var. | Open Subtitles | هنالك ابر خياطة في حقيبتي |
| İğne, iplik, ıvır zıvır şeyler satardı ve ayrıca üç tane de berber vardı. | Open Subtitles | خيوط، ابر خياطة، وكلف و3 حلاقين |
| Ne iğne izi, ne ağız yararıs, ne de akciğerlerinde hasar. | Open Subtitles | علامات ابر, دليل استخدام الـ"ميث" على الفم, ضرر الرئه. |
| iğne yok,Dell.alem yok. | Open Subtitles | لايوجد ابر ديل ولا خمر |
| Hiç iğne görmüyorum ve hissetmiyorum. | Open Subtitles | أ_أ_أنا لا ارى , أو أحس بأيه ابر |
| Çünkü içinde iğne var. | Open Subtitles | ذلك لانه توجد ابر داخله |
| Lastikler, prezervatifler, iğneler. | Open Subtitles | إطارات و واقيات ذكريه و ابر |
| Bilirsin, iğneler ve çiviler batıyor gibi. | Open Subtitles | مسامير و ابر |
| Kirli iğneler, mikroplu çöpler. | Open Subtitles | لدينا ابر هناك |
| Birkaç dikiş gerektiren yarası, bir kaç da çiziği var. | Open Subtitles | يحتاج الى ابر , بعض الرضوض والكدمات |
| Görünür de bir akupunktur iğnesi yok. | Open Subtitles | لا توجد ايه ابرة من ابر الوخز |