| Biliyor musun, o küçük bebeği ellerime aldığımda, tekrar 21 yaşındaymışım gibi hissettim. | Open Subtitles | اتعرف عندما حملت ذلك الفتى الصغير بين يدى احسست اننى فى 21 ثانية |
| Kendimi zayıf hissettim sen ve Luke çok mutluydunuz ben keyfinizi kaçırmak istemedim. | Open Subtitles | لقد احسست بالضعف انت ولوكاس كنتم سعيدين للغاية ولم اردت ان اخرب ذلك |
| bu sicak. gercektende sicak. aniden kalbimde sicak biseyler hissettim gercekten de. | Open Subtitles | احسست كما لو ان هناك حرارة سرت فجأة فى قلبى |
| topluluk anlayışı yok gibi görünüyorken, askeriyede, bu topluluk anlayışını hissetmiştim. | TED | بالانتماء للمجتمع، بينما احسست بمفهوم الانتماء للمجتمع في الجيش. |
| Daha çok oynadıkça kendimi iyi bir anne gibi hissediyorum. | TED | وكلما لعبت أكثر، كلما احسست بأنني أم جيدة. |
| Tekrar bir kadının evinde olmaktan dolayı iyi hissediyordum, özellikle, komada veya sakatlanmamış olan bir kadının evinde... belki köşeyi dönmüş gibi hissettim-- birisinin hayatını kurtarmış gibi hissettim-- kim olduğunu bilmesem bile. | Open Subtitles | احسست بحالة جيدة لكونى فى غرفة امراة ثانية خصوصا امراة لا تقسوا على المعاقين احسست كاننى انحرفت فى زاوية |
| En son ne zaman bir şey konusunda iyi şeyler hissettin sen? | Open Subtitles | متى كانت آخر مرة احسست بشعور طيب نحو أيّ شيء؟ |
| Banyodaydım, ve kendimi temizliyordum, birşey hissettim. | Open Subtitles | انا كنت فى الحمام بينما انا و أنا انظف نفسى لقد احسست بشئ |
| Bir an kendimi yanında hissettim sanki cennet bizi birleştirmişti. | Open Subtitles | و للحظة واحدة , احسست اني قريبة منك و كأن السماء تربطنا |
| Fakat toplumsal konumumda hep yalnızlık hissettim. | Open Subtitles | من ناحية موقعى فى المجتمع احسست دائما بأننى منفصل عنهم |
| Ve Birer yabancı olarak baslamamıza ragmen, sonunda, Donny'nişn annesini tanyormus gibi hissettim | Open Subtitles | ثم بدأنا من جديد كأننا غرباء, في النهاية... احسست بانني اعرف أم دوني |
| İlk başladığımda ben de aynı şeyi hissettim, ama sonra aynada kendime iyice baktım, ve ne oldu biliyor musun? | Open Subtitles | احسست بنفس المشاعر عندما بدأت بعد ذلك رأيت نفسي في المرآة بنظرات حاده وانت تعلم بعدها ماذا؟ |
| Tanrı'nın bana yardım ettiğini hissettim. | Open Subtitles | لقد احسست فعلا بأن الله كان يرعاني حسنا , انك ستكونين مذهله. |
| Seni gördüğüm an kendimi kutsanmış hissettim. | Open Subtitles | احسست بأني بوركت في اللحظة التي رأيتك فيها |
| Ve bilirsin, geçen gece tanıştığımızda, aramızda bir kıvılcım hissettim. | Open Subtitles | واتعرف.عندما تقابلنا الليلة الماضية احسست بشرارة صغيرة بيننا |
| Bir gece elini tulumuma kaydırdığını hissettim. Sıcak, dost bir yılan gibi. | Open Subtitles | وبليلة ما احسست بيدها تقترب مني كثعبان شبق |
| Yani, bu konuda gerçekten hiç düşünmedim, ama yüzüğü gördüğm anda, gerçekten kelebekleri hissettim. | Open Subtitles | انا اعني انا حقا لم افكر في هذا من قبل ولكن حينما شاهدت الخاتم احسست وكأنني اطير |
| Ama hep, hayat vermenin, almaktan daha iyi olduğunu hissetmiştim. | Open Subtitles | ولكنني احسست دائما انه ان اعطي للحياة افضل من ان أنهي حياة |
| Hayır, çok büyük bir sorunum varmış gibi davrandı ve ateş basmış gibi hissetmiştim. | Open Subtitles | لا. لا، لقد تظاهر بأن شيء ما كان حقا خاطئ بيّ، وعندما تملكتني، احسست وكأننى اعاني من الحُمه. |
| Onunla akrabaymışız gibi hissediyorum kendimi. | Open Subtitles | لا , لابأس في الحقيقة احسست بالتقارب معه |
| İyi bir adam ve harika bir babaydı, ama daima benden çok Donanma'yla evli olduğunu hissediyordum. | Open Subtitles | هو رجل جيد و اب رائع لكنى لطالما احسست انه متزوج اكثر بالبحرية منى انا |
| Kendini en son hangi konuda iyi hissettin? | Open Subtitles | متى كانت آخر مرة احسست بشعور طيب نحو أيّ شيء؟ |