| Yalvarırım, beni böyle görmelerine izin veremem. | Open Subtitles | أرجوك لا استطيع أن ادعهم ينظرون إلي هكذا |
| Onların almasına izin veremem öyle değil mi? | Open Subtitles | لا يمكنني ادعهم يحصلوا عليها الآن، هل يمكنني ذلك؟ |
| Onların almasına izin veremem öyle değil mi? | Open Subtitles | لا يمكنني ادعهم يحصلوا عليها الآن، هل يمكنني ذلك؟ |
| Geride bana kalan tek şey özgürlüğüm oldu. Onu elimden almalarına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | كلّ ما تبقى لي حريتي و لن ادعهم يأخذوها منى |
| Ben ejderhaların neyi neden yaptıklarını bilmem, ama onların daha fazla zarar vermelerine izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | لا اعلم لما تفعل التنانين ما تفعله لكنى لن ادعهم يقوموا بالتخريب اكثر من هذا |
| Sen merak etme, bugün aynı şeye izin vermem. | Open Subtitles | لا تقلقي لن ادعهم يفلتوا اليوم |
| Ama Fiona'ya bunu yapmlarına izin veremem. | Open Subtitles | كنت ولكن لن ادعهم يفعلوا هذا بفيونا |
| Bakın bu tabelâyı görmelerine izin veremem. | Open Subtitles | لا استطيع ان ادعهم يرون اللوحة |
| Defteri almasına izin veremem. | Open Subtitles | لايمكنني ان ادعهم يحصلون على المذكرة |
| Seni benden almalarına izin veremem. | Open Subtitles | لن ادعهم يأخذوك |
| Birine daha sahip olmalarına izin veremem. | Open Subtitles | لن ادعهم يحصلون على واحد أخر |
| İnsanlar benimle ilgili konuşmaya başlarsa bunu arkamdan yapmalarına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | لو ان الناس سيبدأون بالتحدث عني، لن ادعهم يتحدثون من وراء ظهري |
| Bana bu şekilde davranmalarına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن ادعهم يعالجْوني بهذا الطريقِ. |
| Gördüğün gibi ölmek istiyorlar ama ben buna izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | كما ترين، يريدون الموت لكنني لن ادعهم |
| Bunların hepsini onların almalarına izin veremezdim. | Open Subtitles | لم استطع ان ادعهم يأخذوا هذا كله |
| Saçının teline bile zarar vermelerine izin vermem. | Open Subtitles | لن ادعهم يضعوا ايدهم على شعرة منكِ |
| Seni incitmelerine izin vermem. | Open Subtitles | لن ادعهم يؤذونك |