| İyi düşün. Şimdi pes edersen bir sonraki dövüşe katılabilecek durum olursun. | Open Subtitles | فكّر بالأمر، لو استسلمت الآن فستكون في حالٍ لائقٍ لخوض النزال القادم. |
| Ancak, jüri talimatlarını takip ederek, yasaya saygı gösteren bir insan olarak pes ettim. | TED | ومع ذلك، حسب تعليمات القاضي، وكوني شخصاً يحترم القانون استسلمت. |
| 30 uykusuz gecenin sonunda teslim oldu ve notu yukseltti. | TED | بعد ثلاثين يوماً ذات الليالي الطوال، استسلمت أخيراً، ورفعت التقدير. |
| ABD BAŞKANI HARRY TRUMAN, MAYIS 1945 General Eisenhower beni Alman güçlerinin, Birleşik Devletlere teslim olduğundan haberdar etti. | Open Subtitles | الجنرال أيزنهاور يبلغني أن القوات الألمانية قد استسلمت إلى الأمم المتحدة الرئيس هاري ترومان 8مايو 1945 |
| ve daha sonra vazgeçtim ve dedimki "sanat, her neyse." | TED | ولكن استسلمت وقلت لنفسي " الفن هو "مهما يكن.. " |
| Eğer bugün pes edersen yaşayabilirsin ama o zaman içten içe ölürsün. | Open Subtitles | أعلم أنك إن استسلمت اليوم قد تعيش لكن كيانك الداخلي سيموت سيتلاشي للأبد |
| Arama ekiplerinden biri pes etmiş. | Open Subtitles | هناك مجموعة واحدة من فرق المطاردة استسلمت. |
| Ustamla karşılaştım ve tam o bana saldırmadan önce, pes ettim. | Open Subtitles | وبهذا أكون قد أسأت للمعلّم، وقبل أن يقوم إليّ.. أكون قد استسلمت |
| Ben yıllar önce pes ettim. | Open Subtitles | أتعلمين لقد استسلمت منذ بضعة سنوات هل ترين هذا ؟ |
| Pazarlıkların tam ortasına daldın. pes ettin. | Open Subtitles | أنت تقهقرت في منتصف المفاوضات أنت استسلمت |
| Ama pes edip bir şey demezsem bir süre sonra heyecanını kaybediyor, fikir akıllardan çıkıyor. | Open Subtitles | لكن اذا استسلمت و لم اقل شيئاً فى النهاية سوف تفقد حماستها و تختفى تلك الافكار |
| Amerikan Hükümeti'ne en son teslim olan kabileyi bilen var mı? | Open Subtitles | وعاشوا في معسكرات تتحكم بها الحكومة هل يعرف احد ما هي أخر قبيلة استسلمت للحكومة الأمريكية؟ |
| Bir çok birlik teslim olmuş ya da kaçmış. | Open Subtitles | عدد كبير من الوحدات استسلمت أو أنهم فروا من الخدمة |
| İhtirasına yenik düştü ve seni teslim aldı. | Open Subtitles | لقد استسلمت لعواطفها. واجبرتك علي الاعتراف. |
| Ve işin özünde ailemin benim için planladığı her şeyden ve kendi beklentilerimden vazgeçtim hem de hiç tanımadığım bir çocuk için. | Open Subtitles | لذا ، استسلمت لذا ، استسلمت خطط والدي لكل شيء |
| Hayatımın büyük bir kısmında onlara ulaşmaya çalıştım, ama sanırım artık bundan vazgeçtim. | Open Subtitles | حاولت أن أجعلهم يحبوني طوال حياتي أظنني استسلمت من مدة |
| Titanik dondurma kamyonuna çarptığında vaz mı geçti? | Open Subtitles | هل استسلمت سفينةُ تايتانيك عندما اصطدمت بشاحنة الآيس كريم؟ |
| Şimdi vazgeçersem kendimi sevmeyeceğimi bırakırsam aynada kendime bakamayacağımı mı kastediyorsun? | Open Subtitles | تقول أنني لن أحب نفسي إذا استسلمت الآن، أنني لن أكون قادرة على رؤية نفسي في المرآة إذا انسحبت؟ |
| Bütün yerel hayvan barınaklarına baktım ama en sonunda aramayı bıraktım. | Open Subtitles | لقد تفقدت كل ملاجئ الحيوانات المحلية في ذلك الوقت لكن في النهاية استسلمت للأمر الواقع |
| Biliyorum, çünkü vazgeçtin, çünkü mutlu değilsin. | Open Subtitles | أعرف لأنك قد استسلمت. لأنك تعيسة، هذا هو ما يدريني |
| Bir yıl önce, ondan umudu kesmiştim. Arayacak o kadar çok çocuk vardı ki... | Open Subtitles | منذ عام لقد استسلمت عن البحث عنه ، لقد كان هناك أطفال آخرين كثار جداً |
| Vazgeçtiğimi düşünmesine izin verdim, kanıt toplamasına izin ver, davet et. | Open Subtitles | قررت أن أجعله يعتقد أنني قد استسلمت وأسمح للدليل بأن يتعاظم |
| Pekala, sen vazgeçmiş olsan da ben vazgeçmedim. | Open Subtitles | هذا صحيح ,إذا كنت أنت استسلمت فأنا لم أستسلم بعد |
| Şimdi vazgeçersen, en az cezayı alırsın. 3 yıl, en fazla 4 yıl. | Open Subtitles | إذا استسلمت الآن أضمن لك أن تقضي أقصر فترة في السجن |
| İrademle karşı koymasaydım, 2 ay önce bu işten vazgeçmiştim. | Open Subtitles | إذا لم أتمالك أعصابي لكنت استسلمت منذ أشهر |