| Sizin acı çektiğinizi görünce acıma duygusundan dolayı, bir hata yapmış gibi görünüyor. | Open Subtitles | و برؤيت كم انتما تتألمان فيبدو انه اقترف خطأ |
| Korkunç bir hata yapmış. | Open Subtitles | لقد اقترف خطأ فظيعاً. |
| Feci bir hata yapmış. | Open Subtitles | لقد اقترف خطأ فظيعاً. |
| Şimdi, birimiz bağışlanamaz bir hata yaptı ve diğerinin değerli zamanını harcadı. | Open Subtitles | الآن أحدنا اقترف خطأ جما وأهدر الوقت الثمين للشخص الآخر |
| Çok iyi bir çocuk ve aptalca, safça bir hata yaptı sadece. Ve bu durumdan kurtulabilmek için her türlü yardımı yapmaya hazır. | Open Subtitles | ولكنه اقترف خطأ ساذج، ولديه النية لفعل ما في مقدوره ليخرج من هذا المأزق |
| Övgülere ve iltifatlara boğulduğu sırada bile Themistokles bir hata yaptığını biliyordu. | Open Subtitles | رغم كل المجد والثناء الذيإنهالعليهفيمابعد.. عرف (ثيميستوكليس) من أعماقه أنه اقترف خطأ. |
| Umarım büyük bir hata yaptığını söylemişsindir ona. | Open Subtitles | أتمنى لو أخبرته بأنه اقترف خطأ كبير |
| Joe'nun müridi olarak hata yapmış kişilere sesleniyorum. | Open Subtitles | الذي اقترف خطأ ببساطة باتباعه لـ(جو) |
| Michael bir hata yapmış. | Open Subtitles | مايكل) اقترف خطأ). |
| Raul hata yaptı. | Open Subtitles | راوؤل اقترف خطأ |
| Adamlarından biri bir hata yaptı. | Open Subtitles | أحد أفرادك قد اقترف خطأ |
| Birisi korkunç bir hata yaptı. | Open Subtitles | أحدهم اقترف خطأ كبير |
| Tek bir hata yaptı. | Open Subtitles | اقترف خطأ واحدًا فحسب. |
| Viktor'un, seni evcil hayvan gibi tutarak hata yaptığını biliyordum. | Open Subtitles | كنت أعلم بأن (فيكتور) اقترف خطأ عندما أبقاك كحيوان أليف له |
| İyi bir çocuk olduğunu ve sadece bir hata yaptığını söyledi. | Open Subtitles | وأنه طفل جيد لكنه اقترف خطأ |
| Bir hata yaptığını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنه اقترف خطأ. |
| - O halde hata yaptığını söyle. | Open Subtitles | إذن أخبره بأنه اقترف خطأ |