| Bugün bir sürü yarışımız var. Fare polo, dal küre... | Open Subtitles | عندنا عدد من الفعاليات اليوم، مثل بولو الفئران ورمي الأغصان |
| - Ben de! Çeşitli boyutlarda bulabildiğiniz kadar dal toplayın, bir de ağaç özü. | Open Subtitles | حسنا، جمع ما يصل كل الأغصان تستطيع، جميع الأحجام المختلفة، والنسغ شجرة. |
| Bu dallar koptuktan bir saat sonra kadar birbirine tekrar tutturulmuş. | Open Subtitles | فسأقدّر أن هذه الأغصان قد جُمعت معا بعد ساعة من قطعها. |
| dallar, yapraklar ve annemden aldığım battaniyelerle inşa ediyordum. | TED | كانت مصنوعة من الأغصان والأوراق وبطانيات أخذتها من والدتي. |
| Ters dönmüş dalları ve topraktaki izleri nasıl bulunacağını öğreten sendin. | Open Subtitles | أنت مَنْ علمتني كيف أعثر على الأغصان المتساقطة والآثار على الأرض |
| Kocaman bir ağaçtan düşmüş ve aşağıya inene kadar tüm dalları kırmış gibi görünüyor. | Open Subtitles | تبدو كمن سقطت من على شجرة وكسرت كل الأغصان في طريقها للأسفل |
| dalların arasından bir solucan gibi kendinize yol açmaya çalışıyorsunuz ve karada görmediğiniz canlıların arasında geziniyorsunuz. | TED | تتحسس طريقك عبر الأغصان والتي تعج بأحياء لا تجدها بالقرب من السطح. |
| Ormanın hayvanları, çıplak vücudumu örtmek ve beni gecenin soğuğundan korumak için ağızları, pençeleri ve gagalarıyla yeterince dal, yaprak ve ot toplamıştı. | Open Subtitles | جمعت هذه الحيوانات ما يكفي من الأغصان وأوراق الشجر والعشب في أفواههم، ومخالبهم ومناقيريهم لتغطي جسدي العاري |
| Birkaç dal parçası kopart, ayağına destek yapıp sarmalıyız tamam mı? | Open Subtitles | أريدك أن تقطع بعض الأغصان لكي أقوم بتجبيرها |
| Bazi insanlar sohret ve para pesindedir. bana ise sadece biraz doga,dal ve yaprak ve agac ver. | Open Subtitles | أتعرف ، بعض الناس يريدون الشهرة والمال أعطني فقط بعض الطبيعة ، بعض الأغصان والأشجار |
| Biraz bozulmus toprak ya da egilmis bir dal. | Open Subtitles | فقط قليل من الأرض المضطربة أو الأغصان المنحنية |
| Yangınsız geçen bir asırdan sonra orman tabanındaki kuru dallar ve devrik ağaçlar barut kadar yanıcı hâle geldi. | TED | وبعد مضي قرن من دون حريق أصبحت الأغصان الميتة والأشجار المتساقطة على أرض الغابة في مرحلة خطرة |
| ~Ağaçlar dağlarda yaşar dallar ağaçlarda... ~Kalbimse yaşar senin için... ~ama görmezsin sen beni... | Open Subtitles | الأشجار تعيش على الجبال الأغصان تعيش على الأشجار قلبي يعيش لقلبك لكنك لا تراني |
| Dallanmalar, mikroskobik boyutta yalancı ayaklar, ince dallar etrafında koruyucu kabuk oluşumu için kumları toplayıp düzenlemektedir. | Open Subtitles | الفروع تطلق أقدام كاذبة، أقدام مجهرية زائفة إنها تجمع حبات الرمل في الدرع الواقي حول الأغصان. |
| Oradaki dalları görüyor musunuz? | Open Subtitles | لابأس،لا بأس، أنتم ترون هؤلاء الأغصان الأربعة فوق هناك؟ |
| Buraya gelirken kasırga için dalları kestiklerini gördüm. | Open Subtitles | لاحظتهم يقطعون الأغصان أثناء دخولنا بالسيارة, من أجل الإعصار |
| Bir maymunun beyni yazılımsal olarak ağaç gövdeleri ve dalların üç boyutlu simülasyonunu yapabilir olmalıdır. | TED | من المؤكد يمتلك دماغ القرد برنامج يستطيع من خلاله تخيل.. عالم من الأغصان والسيقان ثلاثية الابعاد. |
| Çabuk çalı çırpı getir. Odun çok ıslak, yanmıyor. | Open Subtitles | عجَّل بالحطب فهذه الأغصان رطبه للغاية فلن تشتعل |
| Hoşgeldiniz, Bay Malus. Buraya kendi özgür iradenizle geldiniz Wicker Man'le olan randevunuza. | Open Subtitles | مرحبا سيد ميلس، لقد أتيت إلى هنا بإختيارك حتى تستطيع مقابلة رجل الأغصان |
| dallardan yapılmış bir barınağın ocağın hemen yanında olması gerekir ve yapraklarla kaplanmış hayvan derileri olmalı. | Open Subtitles | سيكون هناك ملجأ بقرب الموقد مصنوع من الأغصان و جلود الحيوانات و الأرضية من الأوراق |
| Ve en güzel kısmıysa ince bir dalla bu çöp adamı örüp sahilde yıkamamızdı. | Open Subtitles | وأفضل جزء كان أننا صنعنا هذا الرجل الصغير من الأغصان والخيوط المُنجرفة على الشاطئ. |
| Budama işi, sonbahardaki yaprak dökümünden başlar Nisan'daki tomurcuklanma zamanına kadar sürer. | Open Subtitles | التقطيف يبدأمن سقوط الورق بالخريف حتى بداية كسر الأغصان حوالي شهر آبريل |
| Çalılar elbiseyi parçalar ve çamur yer yer çok derindir. | Open Subtitles | الأغصان ستمزق اللباس و الطين عميق جداً في تلك الأماكن |