| Üzücü bir şeydi. Marilyn çocuk istiyordu. | Open Subtitles | لكن الأمر كان محزنا كانت مارلين تريد الأطفال |
| güzel bir şeydi. | TED | لذا فهذا الأمر كان جيدا فعلا. |
| Ve neredeyse üstünlük taslamak gibi bir şeydi. | Open Subtitles | و الأمر كان مثل رحلة كهربائية نوعاً ما. |
| Neredeyse evliliğime mâl oluyordu ama buna değdi. | Open Subtitles | لقد كاد يكلّفني ذلك زواجي لكنّ الأمر كان يستحقّ المحاولة |
| Ama buna değdi. O bayrağı çok seviyorum. | Open Subtitles | لكن الأمر كان يستحق أنا أحب هذا العلم جداً |
| - Bu durum daha önceden hiç hesaba katılmamıştı. - Güzel artık hesaba katılsa iyi olur... | Open Subtitles | ـ الأمر كان من المستحيل أن يتوقع حدوثه ـ حسنا, من الأفضل أن تبدأ أنت بالتوقع |
| Ama böyle bir durum olmayacak çünkü tedaviyi alan herkes ne aldığını biliyor olacak. | Open Subtitles | ولكن لن يكون هذا هو الأمر كان من سيتلقى العلاج.. سيكون مدركاً لما سيواجهه ما دام لن يساء استخدام التقنية |
| Aslında kendimi hep bunun bir işten daha fazlası olduğuna inandırdım. | Open Subtitles | لقد سمحت لنفسي أن أتوهم.. أن الأمر كان يتجاوز علاقة العمـل. |
| Bu şekilde olduğuna emin misin oğlum? | Open Subtitles | هل أنت متأكد من أن الأمر كان هكذا يا بني؟ |
| Onun için zalimce bir şeydi bence. | Open Subtitles | بالنسبة لها اظن أن الأمر كان وحشيا |
| Yani inanılmaz bir şeydi. | Open Subtitles | إن الأمر كان غريباً |
| Evet, çok korkunç bir şeydi o kesinlikle. | Open Subtitles | أجل، الأمر كان بلا شك... مريعاً |
| İnanılmaz bir şeydi! | Open Subtitles | الأمر كان مُدهش , لقد كانوا |
| - Kusura bakma ya. - Önemli bir şeydi herhalde. | Open Subtitles | لابُد وأن الأمر كان مهماً |
| Yani, buna değdi, çünkü artık her şeyin üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. | Open Subtitles | ورغم أن بعضه لم يكن حقا ممتعا أعني، أن الأمر كان يستحق ذلك لأننا الآن نعلم أننا نستطيع مواجهة أي شيء |
| Kabul etmelisin ki buna değer. | Open Subtitles | عليك أن تعترفي، الأمر كان يستحق المجازفة |
| Aslında bana kalırsa durum bundan çok daha karmaşık. | Open Subtitles | في الواقع، أظنّ الأمر كان أكثر تعقيداً من ذلك. |
| Bir şey söylemek istemedim ama durum kötüleşiyordu. | Open Subtitles | لم أرد أن أقول أي شيء ولكن الأمر كان يزداد سوءا |
| Orada daha fazlası olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | يجب أن أصدّق أن الأمر كان أكبر من ذلك. بالطبع. |
| O yüzden rüya olduğuna karar verdim. | Open Subtitles | لأجل هذا قررت أن أعتبر أن الأمر كان حلما |