O batılı gözlerle baktığın zaman gördüğün ilk şey kahverengi deri. | Open Subtitles | عندما تنظرين بتلك العيون الغربية البشرة البنية هي أول شيئ ترينه |
Her gece, bana o büyük kahverengi gözleriyle bakar ve derki | Open Subtitles | في كل ليلة، تنظر في وجهي مع تلك العيون البنية الكبيرة |
Dinamik yapı şoku emiyor; ama kıkırdakta daha fazla yapı var, | Open Subtitles | البنية الديناميكية باستطاعتها امتصاص الصدمات فالغضروف يحتوي علي العديد من الإنشائات |
Dur ben söyleyeyim. Klasik horoz yapılı, gelişmiş üst vücut, sıska bacaklar. | Open Subtitles | ..فلترحني ، شخص متعجرف البنية جسم ضخم الجثّة ، نحيف الساقين |
Bu tür oyunların telif yapısı finansal istikrar için belirli düzeyde olmalı. | Open Subtitles | البنية الملكيّة لهذه الألعاب يجب أن تسمح لمستوى معين من الاستقرار المالي |
Yani bu güzel kahverengi gözlerin arkasında nelerin olup bittiğini anlamak istiyorsanız sanırım gerçekte bunun gibi görünüyor. | TED | لذا إن أردت أن تعرف ما يدور خلف تلك العيون البنية الجميلة، أعتقد أنه شىء يبدو مثل هذا. |
Alaska'da bir seyahatte kahverengi alaska ayılarını çekme fırsatım oldu. | TED | في رحلة إلى ألاسكا، كانت لدي فرصة لأصور الدببة البنية في ألاسكا. |
Küçük, kahverengi bir "crotalis colobrinus" görmedin, değil mi? | Open Subtitles | ألم ترى كروتاليس كولوبرينوس البنية الصغيرة ؟ |
Yüzünü çevreleyen siyah saçları ve kahverengi gözleriyle büyüleyiciydi. | Open Subtitles | الوجه مؤطر بالشعر الداكن و العيون البنية تحلم بحنان |
kahverengi Lincoln marka arabada. Yabancı plakalı. | Open Subtitles | إنه في اللنكون البنية ذات اللوحات الأجنبية |
Bana göstemek istediğin şey elindeki o küçük kahverengi bavul mu? | Open Subtitles | هل هي تلك الحقيبة البنية التي أردت مني مراقبتها ؟ |
Ve ne kadar tekdüze olmadığını görebiliyoruz. Burada çok daha fazla yapı görüyoruz. | TED | و يمكنكم ملاحظة عدم تطابقها. وتشاهدون الكثير من البنية المتماسكة هناك. |
Elimizde bu durum için bir araç mevcut, bir yapı ile bir mekanizma şeklinde çalışan bir araç, buna REDD Plus diyoruz. Ormanların yok olması ve orman arazilerin azalmasından kaynaklı emisyonların azaltılması için bir plan. | TED | والمعنى موجود في ايدينا من خلال البنية,و الالية, وتسمى ريد بلاس مخطط لتقليل الانبعاثات من ازالة الغابات و تقلص الغابات |
Benim gibi iri yapılı bir adam ne giydiğine dikkat etmeli. | Open Subtitles | على الرجل ذو البنية الثقيلة أن يحذر لما يرتديه |
Benim gibi iri yapılı bir adam ne giydiğine dikkat etmeli. | Open Subtitles | على الرجل ذو البنية الثقيلة أن يحذر لما يرتديه |
Bu, bu tür hibrid yapısı olan malzemelerin geliştirilmesi için çalışan tüm bir alanın oluşmasına yol açtı. | TED | وهذا أدى حقيقة إلى حقل كامل، يقوم بالنظر إلى المواد المتطورة التي لها هذا النوع الهجين من البنية. |
Ben de bir binayı yıkarken planları gözden geçirirken, yapıyı incelerken taslaklar çizerken ve patlayıcıları yerleştirirken aynısını düşünüyorum. | Open Subtitles | هذا ما أشعر به عندما أهدم مبنى أدرس الخرائط والمخطوطات ، أتفحص البنية أرسم خطط الهدم ، ازرع الذخائر |
İşte bu yüzden BrownStar Sigortacılık 25 yıldır büyüyor. | Open Subtitles | هذا هو سبب إزدهار شركة النجمة البنية للتأمين خلال ال 25 سنة |
Garip bir adam. Orta boylu, ortalama yapıda, 30'lu yaşlarda... | Open Subtitles | رجل غريب, متوسط الطول, متوسط البنية, و في منتصف الثلاثينات |
Belki bir zamanlar şirkette herkesin psikolojik yapısını anlıyordun ve istediğin sonucu almak için hangi görevi kime vermen gerektiğini biliyordun. | Open Subtitles | ربما كنت يوماً ما تفهم البنية النفسية لكل من في الشركة حين كنت تعلم لمن تولي أي مهمة لتحقيق النتيجة المرجوة |
Ve birçok altyapı şeyleri var ve genel insan kaynakları orada. | TED | و هناك العديد من عوامل البنية التحتية و الموارد البشرية العامة. |
Fakat olanlar aslında temel hikâye yapısına benziyor. | TED | لكن ماذا حدث إنها ببساطة كانت مثل البنية الأساسية للقصة إلى حداً ما |
İkinci olarak da, bu mimozalar Esmer bünyemi bir hoş ediyor. | Open Subtitles | والثانية, هذا المشروب يركل مؤخرتي البنية الصغيرة |
İşte burada, Ay'dan gelen bir kum tanesi var ve bütün kristal yapının hala orada olduğunu görebilirsiniz. | TED | الآن هذه حبة رمل من القمر، ويمكنك أن ترى أن كامل البنية البلورية لا تزال هناك. |
Çarpışma sonucu alt seviyelerde oluşmuş yapısal hasarlar bulduk. | Open Subtitles | وجدنا ضر في البنية من المحتمل نتيجة الصدمة |
Şehrin altyapısını kontrol eden biri olunca kolay oluyordur herhalde. | Open Subtitles | هذا سهل طالما لديك شخص يسيطر .على البنية التحتية للمدينة |
İşin acı kısmı şu ki biz, gözetlemeye dayalı bu otoriter altyapıyı yalnızca insanların reklamlara tıklaması için geliştiriyoruz. | TED | وهنا تكمن المأساة: نحن نبني هذه البنية التحتية من المراقبة الاستبدادية فقط لنحمل الناس على أن يضغطوا على الإعلانات. |