| Bu şişeyi açıp içine gömülmek istememin sebebi senin bize yaptıkların. | Open Subtitles | سبب رغبتي لفتح هذه القنينة والإنغماس فيها هو ما فعلتِه بنا. |
| Onu döküp şişeyi geri mutfağa getirir misin. | Open Subtitles | لماذا لا تسكُبها و تعود بتلك القنينة إلى المطبخ ؟ |
| Bak şişeyi açmadan söyleyeyim bunlarda para iadesi yok. | Open Subtitles | لأنني عندما أفتح القنينة ليس هناك ارجاع. |
| "şişe kırma görevini Bayan Pierce yapacak." | Open Subtitles | هي السيدة بيرسي التي س أد القنينة تنكسر. |
| Beyaz şişe 12:00, yeşil şişe, 1:00, 1:30. | Open Subtitles | القنينة البيضاء فى الثانية عشرة والقنينة الخضراء فى الواحدة والواحدة والنصف |
| Ne zaman istersem, şişenin kapağını açıp anıları baştan yaşayabilirdim o zaman. | Open Subtitles | ثم وقتما أريد شيئاً .... يمكننى فتح القنينة وأعيش تلك الذكريات ثانية |
| şu çirkin şişeden kurtulalım ve hayatımıza devam edelim. | Open Subtitles | لذا أقترح بأن نتخلَّص من هذه القنينة القبيحة ولنمضي بحياتنا قُدُماً |
| Belki o şişeyi kazara düşürdün. | Open Subtitles | ربما أسقطتِ تلك القنينة الإسكتلندية بالصدفة |
| Tıpayı sakla, böylece, şişeyi sonra suyla doldurup... | Open Subtitles | اسمع, احتفظ بغطاء القنينة لكي نعيدها بعد ملء القنينة بالماء |
| Bana o şişeyi satmanızı isteyecek, muhteşem bir adamdı o. | Open Subtitles | الرجل الرائع الذي أراد أن تبيعيني تلك القنينة |
| Parti günü zehirli şişeyi ofise getirdin | Open Subtitles | يوم الحزبِ، جَلبتَ القنينة المُسَمَّمة إلى المكتبِ. |
| İhtiyacın olan, adı Shakey olan bir barmene sert bir likör siparişi vermek ve ona şişeyi masada bırakmasını söylemek. | Open Subtitles | من ساقي أسمه شيكي و أخبريه أن يدع القنينة معك |
| Yanına gidip bu lanet şişeyi kafasında kırmadığım için çok şanslı. | Open Subtitles | لديّ رغبة جامحة في قصده وخبط هذه القنينة فوق رأسه |
| Onun için bir şişe su sakinleşmek anlamına geliyor. | Open Subtitles | الوسيلة الوحيدة لتبريد نفسه تلك القنينة من الماء |
| Beni evsiz ve aç bıraktı. Sadece bir şişe viski bıraktı ama hepsini içtim. | Open Subtitles | بلا طعام ، عدا هذه القنينة التركية التى شربت كل ما فيها |
| Bize bir şişe daha şarap lazım. | Open Subtitles | تَعْرفُ ماذا نَحتاجُ؟ القنينة الأخرى للنبيذِ وأنا جَلبتُ واحد. |
| Bir vücudun içinde olmadığım sürece şişe işe yaramaz. | Open Subtitles | إنَّ القنينة لن تنفع مالم أكون خارج جسدها |
| Ne zaman istersem, şişenin kapağını açıp anıları baştan yaşayabilirdim o zaman. | Open Subtitles | ثم وقتما أريد شيئاً .... يمكننى فتح القنينة وأعيش تلك الذكريات ثانية |
| - Günaydın. - Galiba yanlış şişeden içtim. | Open Subtitles | صباح الخير أحسب أنني شربت من القنينة الخاطئة |
| Bahçıvanın kamyonundaki Şişede parmak izlerini bulduk. | Open Subtitles | وَجدنَا بصماتَ أصابعكَ على القنينة في شاحنةِ بستانيكِ. |
| şişeye fazla zarar vermemişsin. Bana yardım etmek ister misin? | Open Subtitles | أنت لم تصيب ضررا كثيرا بتلك القنينة اتمانع لو شربت؟ |
| Bu şişedeki anılar özel bir güne onunla tanıştığım güne ait. | Open Subtitles | هذه القنينة تحوي ذاكرة خاصـّة لأوّل مـرّة قابلته فيها. |
| Bu da demektir ki, konyak şişesi kaza sırasında kırılmamış ve mantar daha önceden çıkarılmış. | Open Subtitles | الذي تلك الوسائلِ الكونياكُ القنينة لَمْ تَكْسرْ أثناء التحطّمِ والفلينة كَانَ عِنْدَها أُزيلَ قبل ذلك. |
| Ivan, sırt çantasından Matarayı ver. | Open Subtitles | إيفان، احضر القنينة من الحقيبة |
| Şu şişeleri ve küreği hatırlasana, ve ayakkabı mağazasında ayağını ölçtükleri o şeyi. | Open Subtitles | ,هل تتذكر القنينة والمجرفة وذلك الشيء الذي قاسوا به قدميك في متجر الحذاء؟ |
| Geçen sene verdiği Barolo Şişesini kontrol etmeyi unutturma bana. | Open Subtitles | ذكرني بتفقد القنينة التي أحضرتها من "بارلو" العام الفائت أجل |