| Ama kültürel ve ekonomik anlamda bunun tersinin söz konusu olduğunu söylemek mümkün. | Open Subtitles | لكن على مستويات ، ثقافية و إقتصادية يمكنك القول أن العكس هو الصحيح |
| İşadamı olarak bütün yeteneklerinizin tamamen yalan olduğunu söylemek doğru olur mu? | Open Subtitles | ومن العدل القول أن أي غريزة امتلكتها كرجل تجاري كان خاطئًا بالكامل؟ |
| Senin içindeki anlaşmazlığının oğlunla olduğunu söyleyebilir miyim? | Open Subtitles | أم من الأدق القول أن التضارب الرئيسى فى حياتك هو أبنك؟ |
| Bir mazileri olduğunu söyleyebiliriz. Anlaşılan ikisi de karşı karşıya gelebilmek için aynı gün kayıt yaptırmışlar. | Open Subtitles | يسعكَ القول أن بينهما تاريخ، فقد تعمّد كلاهما التسجيل بحيث يلتقيا في نزال. |
| Hiç kimse, küçük bir çocuk olarak, böyle bir şeyin olmayacağını söyleyemez, çünkü bu fikri anlayamadığını fark edecek kadar akıllı değilsinizdir. | TED | وكاطفال ، لا أحد يمكنه القول أن ذلك لن يحدث لأنك أحمق لدرجة عدم ملاحظة أنك لا تستطيع فهمها |
| Çünkü ancak tüm bu şeyleri görmeye başladığımızda bunu yapan bir insan diyebiliriz. | Open Subtitles | لأنه عندما نبدأ برؤية كل تلك الأشياء، يمكننا حينها القول أن هذا إنسان. |
| Şu kadarını diyeyim harbi manyak bir şeydi. | Open Subtitles | وعليّ القول أن هذا مان أمر رائع يا رجل |
| Şu anda bunun doğru olduğunu söyleyemem. Gerçekten. | Open Subtitles | الفي، لا أستطيع القول أن هذا شيء صحيح في هذه المرحلة من حياتي |
| Planlarla fotoğrafı kıyaslarsak bu iki yerin aynı yer olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | وبمقارنة المخططات بالصور أستطيع القول أن هذين المكانين هما في الأصل واحد |
| Şimdilerde internetin devasa, ıslah edilemeyen bir çöplük yangını olduğunu söylemek daha popüler. | TED | واليوم إنه من الشائع أكثر القول أن الإنترنت بمثابة حاوية قمامة ضخمة محترقة لا يمكن إصلاحها. |
| Çocuğun hâlâ birinci safhada olduğunu söylemek yalan olmaz. | Open Subtitles | أظن أنه بإمكاننا القول أن الفتى لازال بالمرحلة الأولى |
| Bunun, sadece şanssızlık olduğunu söylemek isterdim. | Open Subtitles | الحبّ ليس صديقي .. أتمنى لو كنت أستطيع القول أن العلاقة حالفها الحظّ السئ، |
| Chance ailesinin yasa dışı spor bahislerinin bağımlısı olduğunu söyleyebilir misiniz? | Open Subtitles | هل تستطيعين القول أن عائلة تشانس كانت مدمنة على المقامرة غير القانونية ؟ |
| Arkadaşın ve önceleri bu bebeğin babası sanılan kişi olarak bunun ne kadar çılgın bir fikir olduğunu söyleyebilir miyim? | Open Subtitles | حسناً, كصديقكِ و كالأب المتوقّع السابق لهذا الطفل... هل يمكنني فقط القول أن تلك فكرة مجنونة؟ |
| - Özellikle de erkekleri. Bir bakıma işinin bu olduğunu söyleyebiliriz. | Open Subtitles | الرجال بصورة خاصة , نستطيع القول أن هذا هو ماتجيده |
| İkinin kare kökünün rasyonel bir sayı olduğunu varsayarsak bu durumda A ve B tam sayı ve B sıfır olmadığı sürece ikinin karekökünün A üzeri B olduğunu söyleyebiliriz. | Open Subtitles | لو افترضنا أن الجذر التربيعي لإثنين هو رقم منطقي فيمكننا القول أن مربع الجذر اثنين |
| Seti birlikte aldığımızı söyleyemez miyiz? | Open Subtitles | حسناً, ألا يمكننا القول أن أدوات التجميل من كلانا ؟ |
| Belki de buna sahte anıların yarattığı hayalet ağrısı diyebiliriz. | Open Subtitles | لذا يمكنك القول أن هذا الألم الشبحي نتيجة لذكريات خاطئة |
| Şu kadarını diyeyim harbi manyak bir şeydi. | Open Subtitles | وعليّ القول أن هذا مان أمر رائع يا رجل |
| Başladığımızda oranın saray olduğunu söyleyemem. | Open Subtitles | لا يمكنني القول أن المكان كان قصرًا أصلًا. |
| Ailemin tüm aileler gibi karmaşık olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | أظن يمكنك القول أن عائلتي معقدة عندما أغلب العائلات تكون معقدة. |
| Yani, gücünüz olmasa bile hükümetin korkunç olduğunu söyleyebilirsiniz. | TED | تحديدًا، إذا كان أحدكم خارج نطاق السلطة، لا يزالُ بامكانه القول أن الحكومة كانت فظيعة. |