| Müthiş bir tekne. Bende tekne tutkunuyum. Ama pek vakit ayıramıyorum. | Open Subtitles | مركب رائع، المراكب هواية لدي لكنى لم أطلِق لها العِنان كثيراً |
| tekne bulup öbür taraftan kaçalım. Gel. | Open Subtitles | إحضر واحد من هذة المراكب وسنصل إلى الجهة الآخرى |
| İşte bu nedenle biz uzay gemileri ve katedraller yapabildik dünyanın geri kalanı karınca çıkarmak için çöplerle toprağı kazmaya devam ederken. | TED | لأجل هذا نبني المراكب الفضائية والكاثدرائيات بينما بقية العالم مازال يحفر الأرض بالعصي ليستخرج الأرضة. |
| Tekneleri suya indirip, kumandayı ele alma vakti geldi. | Open Subtitles | حان الوقت لوضع المراكب في الماء والإمساك بأجهزة التحكم |
| Bana o limanda ne tarz bir gemi olduğunu söyler misin? | Open Subtitles | هل أخبرتني بأي نوع من المراكب في نهاية ذلك الرصيف ؟ |
| İki yıl içinde bütün balıklar bitmiş. Bütün küçük tekneler gitmiş. | Open Subtitles | خلال سنتين، كل السمك اختفى واختفت معه المراكب الصغيرة |
| Böyle devam edersen o dergilerde gördüğün teknelerden birine sahip olacağına inanıyor musun? | Open Subtitles | تعتقد بأنّك تذهب لإمتلاك أيّ أبدا تلك المراكب التي الطريق أنت هل الذهاب؟ |
| Hiç bir şey küçük deniz kızını denizin üstündeki dünya hakkında bir şeyler duymak kadar mutlu edemezdi, ve köyler ve gemiler hakkında büyükannesinin bildiği her şeyi anlattırırmış. | Open Subtitles | لا شيء كان يسعد عروسة البحر مثل السماع عن الحياة فوق المحيط وجعلت جدّتها تحكي لها كل شيء تعرفه عن المراكب والمدن |
| tekne işinde para yok. Tekneyi ne yapacakmış? | Open Subtitles | لا يوجد مال فى المراكب لماذا يحتاج يخت ؟ |
| Bizi Motorlu tekne Kulübü'ne götürür müsünüz? | Open Subtitles | من فضلك ,اتستطيع توصيلنا الى نادى موتور المراكب ؟ |
| tekne ve su olunca, denizcilik terimleri başlıyor! | Open Subtitles | الناس في مجال المراكب والبحار تصبح كل الفاظهم ملاحياً |
| Kayıkçı da iki Amerikalının tekne ile açıIdığını söylüyor. | Open Subtitles | و قد ذكر لنا اصحاب المراكب رؤيتهم لإثنين من الأمريكان |
| Buradan gemileri, uçakları, Tekneleri, uyuşturucu taşıyan her şeyi... izlemeye imkanımız var. | Open Subtitles | من هنا ، لدينا القدرة لتعقب السفن ، الطائرات، المراكب أي شئ يحمل المخدرات |
| FBI, teröristlerin gemileri ele geçirebileceği konusunda uyarıyor. | Open Subtitles | وتبلغنا المباحث الفيدرالية أن المراكب أيضا مأخوذة في الإعتبار خصوصا في مخاطر الإختطاف |
| Hayır, biz çalışıyoruz. Marinadaki Tekneleri biliyor musunuz? | Open Subtitles | . لا ، نحن طاقم المركب أتعرفى المراكب التى فى المرفأ ؟ |
| - Biliyorum tatlım burada bir sürü büyük gemi var. | Open Subtitles | أنا أعلم. هناك الكثير من المراكب الكبيرة هنا ، يا عزيزي. |
| gemi batırmak. Mecaz birleşimi mi bu? gemiler mayınlara çarpar. | Open Subtitles | هزّْ المركبَ هَلْ تلك إستعارة مختلطة؟ ...المراكب كَانَ عِنْدَها مدافعُ |
| tekneler son saldırının olduğu bölgeyi araştırıyor ve bunu engellemeyeceğim. | Open Subtitles | إنّ المراكب تفتّش منطقة آخر هجوم، ولن أحرّكهم. |
| Çöpü karının attığını kızının ot içtiğini, bunun yasal olduğunu ve senin teknelerden anlamadığını. | Open Subtitles | نعلم ان زوجتك هي التي تأخذ القمامه بنتك تدخن العشب وهذا غير شرعي وانت لا تعلم الكثير عن المراكب |
| Uluslararası taşımacılık yapan gemiler buraya mı geliyor abi? | Open Subtitles | هل تأتى المراكب التى تقوم بالنقل الدولى إلى هنا؟ |
| Bir adaya gitsen bot bozulur, otele gitsen boş oda kalmaz. | Open Subtitles | ، عند الذهاب إلى الجزيرة تتوقف المراكب عن العمل |
| Küçük kiralık botlar var. Sen kullanırsın. | Open Subtitles | لديهم هذه المراكب الصغيرة التي تستطيع استئجارها. |
| Tersanede bir sürü teknesi var. | Open Subtitles | لديه تلك المراكب علي الرصيف الجاف |
| Büyük depremlerin olduğu, yeryüzünün deniz gibi dalgalandığı dönemde insanlar kayıklara binip denizleri aşarak kuzeye gitmişler. | Open Subtitles | عن زمن الزلازل العظمى حين كانت الأرض تهتز كالبحر والرجال أخذوا المراكب وعبروا البحار إلى الشمال |