| Direniş onlara ihanet ettiğini öğrense ne der merak ediyorum. | Open Subtitles | أتساءل ماذا كانت لتقول المقاومه. لو كانوا يعلمون خيانتك لهم. |
| Stalingrad'daki Direniş bizim yakıt ve cephanemizi... | Open Subtitles | المقاومه فى ستالينجراد استنزفت ما لدينا من وقود و ذخيره |
| İkimiz de Direniş için çalışıyor olamayız. | Open Subtitles | نحن الأثنان لا يمكننا . العمل مع المقاومه |
| Biliyorum fakat bu mesajı gönderen dostum, direnişin liderlerinden biri. | Open Subtitles | اعرف ذلك. لكن الصديق الذي بعث بالرساله هو زعيم المقاومه. |
| Sabah olduğunda, İtalyan direnişi kırıldı. | Open Subtitles | و بحلول الصباح كانت المقاومه الأيطاليه قد أنهارت تماماً |
| Özellikle, Almanya'nin Sovyetler Birligi istilasini müteakip, komünistlerin direnis mücadelesine katilmasindan beri. | Open Subtitles | خصوصا بعد ان انضم الشيوعيون الى المقاومه بعد اجتياح المانيا للاتحاد السوفيتى |
| Ve daha da önemlisi, Cross'un bağlantıları varken Direniş'teydi. | Open Subtitles | والشئ الاكثر اهميه , انه كان فى المقاومه عندما ارتبط بعلاقه مع كروس |
| Zaman zaman yiğitçe gerçekleşen Direniş, süpürüldü gitti. | Open Subtitles | المقاومه رغم عنفها فى بعض الأوقات كان من الممكن تجاهلها |
| Direniş'teki en iyi pilotun elimizde olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم يخطر ببالي أن أفضل طيار في المقاومه معنا على متن السفينه |
| İyisin. O Direniş'ten. Seni eve götürecek. | Open Subtitles | انت بخير ، انه من المقاومه سيأخذك للمنزل |
| Anlaştık, aramızda kalsın, Tamam, Direniş'ten değilim, tamam mı? | Open Subtitles | أريد أن اخبرك بشيء انا لست من المقاومه ، حسنا ؟ |
| Direniş'e destek veren hükümeti yok etmeliyiz. | Open Subtitles | يجدر بنا تدمير الحكومه ، الدعم ، المقاومه |
| Onları koruyacak dostlar olmadığında, Direniş, savunmasız kalır. | Open Subtitles | من دون أصدقائهم لدعمهم ، المقاومه ستكون ضعيفه |
| direnişin kaçınılmaz olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | أنا أؤمن تماماً أن نشاط المقاومه كان أمراً حتمياً |
| direnişin gerçek olmadığını sürdürmeye çalışan düşüncesuçluları var. | Open Subtitles | هنالك بعض مجرموا التفكير الذين يدعون ان المقاومه ليست حقيقيه |
| direnişin gerçek olmadığını sürdürmeye çalışan düşüncesuçluları var. | Open Subtitles | هنالك بعض مجرموا التفكير الذين يدعون ان المقاومه ليست حقيقيه |
| Bu radyo sayesinde oluşacak direnişi bir düşün. | Open Subtitles | فكر في المقاومه التي ستحدث بسبب هاذا المذياع |
| Bizim birleşmemiz, ailesinin servetini tekrar oluşturacak ve babam da onların nüfuzunu, direnişi güçlendirmekte kullanacak. | Open Subtitles | الارتباط سيعيد ثروة عائلتها و ابي سوف يمتلك تأثير عائلتها لكي يقوي المقاومه |
| Roosevelt, 1940 yayinini yapip, Fransiz direnis hareketinin lideri olarak mesrulugunu iddia eden De Gaull'ü dislamak istiyor. | Open Subtitles | اراد روزفيلت إستثناء ديجول الذى كان يدعى منذ عام 1940 شرعيته كقائد لحركه المقاومه الفرنسيه |
| Buna rağmen, ona ıslak kutum dediğinde Karşı koymak gerçekten zorlaşıyor. | Open Subtitles | إلا أنه عندما تنادينه بالصندوق المبلل أتعلمين, يجعلك الأمر صعبة المقاومه |
| Keaton elinden geldiğince mücadele etti ama insanoğlu kendini kolay değiştiremiyor. | Open Subtitles | حاول كايتون المقاومه ولكن المرء لايستطيع تغيير نفسه |
| Ama Greendale'deki ikinci yılını yarıladığına göre artık... direnmeyi kesebilir, ya da gerçekten hoşuna gitmeye başladığını kabul edebilirsin. | Open Subtitles | "و لكن بما أنك تمر بسنتك الثانيه في "جريندييل قد ترغب بالتوقف عن المقاومه |