| Sonra endişeler, çocuklar, Sanırım herkes gibi. | Open Subtitles | الهموم ، الأطفال ، كالبقية على ما أعتقد |
| Sonra endişeler, çocuklar, Sanırım herkes gibi. | Open Subtitles | الهموم ، الأطفال ، كالبقية على ما أعتقد |
| ? Hayır! Seni inatçı, sinir bozucu, minyatür yük hayvanı! | Open Subtitles | لا أيها المزعج، يا صورة مصغرة من وحش الهموم |
| Tanrı bizim neşeyle dolu tasasız bir hayat sürmemizi istiyor. | Open Subtitles | الربّ ببساطة يريدنا أن نحظى بمعيشة هنيئة و خالية من الهموم |
| Jack'in benimle ilgili endişelenecek çok şeyi olmasına kırılıyorum. | Open Subtitles | إنني أزدري كون (جاك)... لديه من الهموم ما يفوق الوصف... أكثر من قلقه بشأنه أنا. |
| Şarkı söyle ve dertlerinden kurtul | Open Subtitles | "غني وابعد عنك الهموم" |
| Senin sorunların olduğu için bize de endişe etmek düşüyor. | Open Subtitles | حسنا ماذا تريدين ؟ مطلوب منا أن نحمل الهموم لأنك لديك بعض المشاكل |
| Doğal, gürbüz, açık, kaygısız cana yakın, sağlıklı. | Open Subtitles | طبيعيات , نشطات , مرتاحات , خاليات من الهموم متحررات , وبصحة جيدة |
| # Tüm endişeler ilk seferde boğulacak! # | Open Subtitles | كل الهموم ستغرق فى الرحيل الأول |
| # Tüm endişeler ilk seferde boğulacak! # | Open Subtitles | كل الهموم ستغرق فى الرحيل الأول |
| Shh... Bırak da bütün bu endişeler akıp gitsin. | Open Subtitles | دعي كل هذه الهموم تزول |
| Ama Sachi gibi onun da omzunda yük var. | Open Subtitles | لكنها تحمل الكثير من الهموم على عاتقها، تماما مثل ساشي |
| Bu günlerde çok fazla yük taşıyorum gibi. | Open Subtitles | يبدو أن لدي الكثير من الهموم هذه الأيام |
| Anlat ki omuzlarındaki yük kalksın. Anlat öyleyse! | Open Subtitles | لاأعرف, فأخبرينى ودعى الهموم تنزاح عن صدرك أخبرينى ! |
| İnsanlarınız hep böyle, tasasız ve neşeli midir,? | Open Subtitles | هل شعبكم دائماً خالى من الهموم و مرح ؟ |
| tasasız zamanları mı hatırlattı. | Open Subtitles | وقد ذكرتني بزمن خال من الهموم |
| Bu güzeller güzeli Twin Peaks şehrinde bir delikanlıyken geçirdiğim tasasız günlere dair mutlu anılarımın yanına koydum. | Open Subtitles | بالقرب من الذكريات السعيدة للأيام الخالية من الهموم التي قضيتها كولد صغير هنا في بلدتكم الجميلة (توين بيكس) |
| Şarkı söyle ve dertlerinden kurtul... | Open Subtitles | "غني وابعد عنك الهموم" |
| Yerinde olsam, uğrayacağınız bozgundan endişe ederdim. | Open Subtitles | -لكن قلقت بشأن جالبوا الهموم الاثنين القادمون في طريقك |
| kaygısız daha basit ve eğlenceli, alt tabakanın sunduklarıyla mütevazi bir hayat. | Open Subtitles | روح خالية من الهموم أتذوق جميع الخيرات المتدنية التي تقدمها لي الحياة أقل تعقيدا أكثر مرحا |