| Belki yapmamı isteyeceğiniz daha fazla bir şeyler olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | لقد ظننت انه ربما كان هناك شئ آخر ترغب فى ان افعله |
| Ne yapmam gerektiği konusunda ne düşünüyorsun eğer yapmamı sağlayabilecek olsaydın? | Open Subtitles | فقط مالذي تظن انك تود مني ان افعله ان كنت قادرا على جعلي أفعله ؟ |
| Arthur'u incitmek için yapabileceğim birşey varsa, yardım etmekten memnuniyet duyarım. | Open Subtitles | أي شيء استطيع ان افعله لاضر بأرثر .. فأنا سعيده لمساعدتكم |
| Sizin için yapabileceğim başka bir şey varsa haber verin. | Open Subtitles | حسنا.. اذا كان هناك اي شيء استطيع ان افعله لاجلك؟ |
| Beyler, Romanya'ya hoşgeldiniz. Sizin için ne yapabilirim? | Open Subtitles | مرحبا بكم في رومانيا ايها الساده ماذا يمكنني ان افعله لكم ؟ |
| Artık o başbelası İngilizler'in geldiği 1904'den beri, ...yapmak istediğim şeyi yapabilirim. | Open Subtitles | حان الوقت بالنسبة لي أن أفعل ما لقد اردت دائما ان افعله منذ تلك غذر البريطانية ظهر في عام 1904. |
| Süreyi bir kaç dakika aştım. Beni arıyorlarsa, ben ne yapayım? | Open Subtitles | حسناً , لقد استغرقت بضع دقائق وتداخلت مكالمتي مع وقتك , ماللذي يفترض ان افعله عندما اتلقى اتصالاً ؟ |
| Ne yapmamı istersin, motor kafa? | Open Subtitles | مالذي تريد مني ان افعله ، يارئس المحرك ؟ |
| Evet, düşünüyordum benden yapmamı istediğin şeyi. | Open Subtitles | نعم كنت افكر حول الموضوع الذي اردتني ان افعله |
| Babamın her zaman yapmamı istediği şeyi yapmaya karar verdim. | Open Subtitles | لقد قررت ان افعل ما اراد منى والدى ان افعله دوما |
| Ee, sonrasında ne yapmamı istersin? | Open Subtitles | اذاً, ما الذي تريدينني ان افعله بعد هذا ؟ |
| Bakanlık'ın ne yapmamı isteyip istemediği umurumda değil ama şimdi dinlenmelisin. | Open Subtitles | لا ابالي بما تريد الشؤون الداخلية مني ان افعله او لا تريدني ان افعله لكن الآن اريدك ان ترتاحي |
| Ona neler yapabileceğim hakkında en ufak bir fikrin yok. | Open Subtitles | انت لا تعرف ما الذي يمكن لي ان افعله بها |
| Bakın, eğer sizin için yapabileceğim bir şey varsa söyleyin yeter. | Open Subtitles | اسمع, لو هناك اي شيئ يمكن ان افعله لك فقط اعلمني |
| Beyler, bir prodüktör olarak yapabileceğim tek bir şey var. | Open Subtitles | اسمعو يا جماعة, كمنتج, هناك القليل مما استطيع ان افعله |
| Hayır, ...hala yapabileceğim birşey var ve onu uzun zaman önce yapmalıydım. | Open Subtitles | لا يزال هناك شيء واحد أستطيع أن أفعله وكان ينبغي علي ان افعله منذ وقت طويل |
| Sizin için yapabileceğim bir şey var mı Bayan? | Open Subtitles | هل هناك اي شئ أستطيع ان افعله لك، سيدتي؟ |
| yapabilirim, çünkü ev benim evim, sen de benim çatımın altında... | Open Subtitles | أستطيع ان افعله, هذا بيتي وأنتِ تَعيشين فيه. |
| Sizin için ne yapabilirim Bay Ramsey. Kusura bakmayın yoksa Dedektif Ramsey mi? | Open Subtitles | مالذي استطيع ان افعله لك سيد رمزي او المحقق رمزي |
| Bu durumda senin için ne yapabilirim? | Open Subtitles | حسنا, في هذه الحالة ما يمكنني ان افعله لك؟ |
| Oyun parasını ne yapayım? | Open Subtitles | مالذي استطيع ان افعله مع كل المال الملعوب |
| Ne yapayım bu konuda? | Open Subtitles | ما هو الذي تريدني ان افعله حول هذا؟ |
| Bununla ne yapayım şimdi ben? | Open Subtitles | ما المفترض علي ان افعله مع هذا؟ |