| Bunun senin psişik gücünle bir ilgisi var mı? | Open Subtitles | .هذاليسلهعلاقة. كما تعلم , بقدراتك الذهنية؟ |
| Eğer bölgeni kuvvetli tutarsan sorunlarını gücünle çözebilirsin. | Open Subtitles | إذا احتفتظت بالقوة في مجالك، حل مشاكلك بنفسك و بقدراتك. |
| İtiraf etmeliyim ki, yeteneklerine olan inancımın birazını yerine getirdin. | Open Subtitles | علي أن أعترف بأنك أعدت لي شيئا من إيماني بقدراتك |
| Aslında, senin teknolojik yeteneklerine sahip birinin senin olsun veya olmasın herhangi bir banka hesabına erişebileceğinden şüphem yok. | Open Subtitles | في الواثق، أثق أنّ شخصًا بقدراتك التكنولوجية لن يُعاني في الوصول إلى حسابات بنكيّة سواءً كانت تخصّه أم لا |
| Kahn'ı durdurmak istiyorsan, Güçlerinle bize yardım etmelisin. | Open Subtitles | يجب أن تساعدنا بقدراتك حتى يمكننا هزيمة (كان) |
| Yani yeteneklerini kontrol edemezsin. | Open Subtitles | مما يعني أنك غير قادر على التحكم بقدراتك |
| Ne yaptığını, kendini hançerden azat edip gücünle buradan ayrılmak istediğini biliyor. | Open Subtitles | تعرف ما الذي تفعله تعتق نفسك مِن الخنجر لتتمكّن مِن الرحيل محتفظاً بقدراتك |
| Ne yaptigini, kendini hançerden azat edip gücünle buradan ayrilmak istedigini biliyor. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}تعرف ما الذي تفعله تعتق نفسك مِن الخنجر لتتمكّن مِن الرحيل محتفظاً بقدراتك |
| gücünle bu adamı kutsa. | Open Subtitles | عامل هذه بقدراتك الخاصة |
| yeteneklerine güvenirsen evren, senin iraden önünde boyun eğecektir. | Open Subtitles | ثق بقدراتك وسيركع العالم أمام رغبتك |
| Ama yeteneklerine güvenim tam. | Open Subtitles | لكن، لديّ كامل الإيمان بقدراتك. |
| - yeteneklerine her zaman hayret etmişimdir. - Quan Chi ve ben onu taşıdık. - Taşımak mı? | Open Subtitles | دائما أنبهر بقدراتك - انا و (كوان شي) نقلناه - |
| yeteneklerine inancı çok. | Open Subtitles | لديه ثقة بقدراتك |
| Güçlerinle bana yardım edebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك... يمكنك أن تساعدنى بقدراتك |
| Ama yeteneklerini kontrol etmeyi öğrenene kadar olmaz. | Open Subtitles | لكن ليس قبل أن تتعلمي أن تتحكمي بقدراتك |