| Bir inşaat sahasından geçerken, bluzunun içine bir şey düşmüş. | Open Subtitles | أنها كانت تمشي في موقع بناء حيث سقط شيء ما في بلوزتها |
| Bana geldi ve dolabının içinde, üçüncü çekmecede pembe bluzunun arkasına bakmamı söyledi. | Open Subtitles | وأخبرتني أن أنظر في الخزانة في الدرج الثالث خلف بلوزتها الوردية كان هناك شيء لي |
| Bayan dar bir bluz giymiş ve bluzun düğmeleri neredeyse fırlamak üzere, bu sırada kalemini düşürüyor ve onu almak için eğildiğinde, bluzu iyice açılarak yumuşak, yuvarlak ve beyaz tepecikler dekoltede görünüyor. | Open Subtitles | وبلوزتها ضيقة، وتضغط على الأزرار... سقط قلمها وبينما كانت تنحني لأخذه بلوزتها أنفتحت |
| bluzu elimde kaldı. | Open Subtitles | . بلوزتها وجدتها في يدي |
| bluzunu bir ip kapalı tutuyor ve kucağındaki gülleleri belirgin bir şekilde geriyor. | Open Subtitles | الخيطُ الذي يقفل بلوزتها يعاني بشدة من حجم صدرها الضخم |
| Toplantıda bluzunu fark ettim ipek bir bluzdu ve buradan açıktı. | Open Subtitles | ما لاحظته خلال المؤتمر، كانت بلوزتها بلوزة حريرية، كانت مفتوحة حتى هنا |
| Kazağını burada bulduklarını söylemiştin. | Open Subtitles | أنتِ قلتِ أنهم وجدوا بلوزتها هنا ، صحيح ؟ |
| Kazağını burada bulduklarını söylemiştin. | Open Subtitles | أنتِ قلتِ أنهم وجدوا بلوزتها هناك ، صحيح ؟ |
| Onun bluzu yırtılmış olmalı. | Open Subtitles | هي لا بدّ وأن مزّقت بلوزتها. |
| Sonra bluzunu çıkarttı. Ve... | Open Subtitles | وبعد ذلك نزعت بلوزتها و كانتا مثل.. |
| Sonra bluzunu çıkarttı. Ve... | Open Subtitles | وبعد ذلك نزعت بلوزتها و كانتا مثل.. |
| Ben de geç saatte oraya gideceğim de, bana kırmızı kaşmir Kazağını alıp alamayacağımı sordu. | Open Subtitles | وسألتحق بهما لاحقاً وقدطلبتمني... أن آخذ معي بلوزتها الصوف الحمراء، تقول أنها تركتها بالطابق العلوي صوف أحمر؟ |
| Kazağını, giydiklerini falan neden soruyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا تسأل عن بلوزتها وملابسها ؟ |
| Kazağını, giydiklerini falan neden soruyorsunuz? | Open Subtitles | لماذا تسأل عن بلوزتها وملابسها ؟ |