| - Ağabeyinize geldiğimi haber verir misiniz? | Open Subtitles | هلا تخطرين أخاك بمجيئي من فضلك؟ إنه يعلم |
| Karım geldiğimi görmüş olmalı. | Open Subtitles | ربما سمعت زوجتي بمجيئي. |
| Yanınıza gelmekle büyük risk aldım. Size zarar verme niyetim yok. | Open Subtitles | لقد قمت بمخاطرة كبيرة بمجيئي اليك ولكنى لا أقصد إيذائك |
| Buraya gelmekle iyi ettim, değil mi? | Open Subtitles | لقد قمت بالصواب بمجيئي إلى هنا، أليس كذلك؟ |
| Eğer benim geleceğimi bilseydin, kapıdan girebileceğime kuşkuluyum. | Open Subtitles | لو كنت تعلم بمجيئي أشك في أنني سأتخطى الباب |
| geleceğimi bilseydin bu habersiz bir ziyaret olmazdı. | Open Subtitles | لو عرفت بمجيئك لو علمت بمجيئي لن تكون زيارة غير معلنة |
| Şimdi niye bu şekilde gelerek riske atıldığımı anlıyorsundur. | Open Subtitles | الآن يجب أن تعلمي لماذا قد خاطرت بمجيئي إليكِ |
| Sabahın 2'sinde geldiğim için kızacağını sanmıştım. | Open Subtitles | توقعت غضبك بمجيئي للمنزل في الساعة الثانية |
| Kralın Şehri'ne geldiğimi nereden biliyordun? | Open Subtitles | كيف علمت بمجيئي للبلاط؟ |
| Buraya gelmekle büyük bir hata yaptım. Planım Flash'ın yardımını almak ve o yardımla Zoom'u durdurmaktı. Planım başarısız oldu ama. | Open Subtitles | انظري، لقد اقترفت خطأ كبير بمجيئي هنا وخطتي كانت مساعدة |
| Buraya gelmekle doğru şeyi yaptıysam, bir işaret bekliyorum. | Open Subtitles | أعطني إشارة بأني أصبت بمجيئي إلى هنا. |
| Barım tıklım tıklım, buraya gelmekle zarar ederim. | Open Subtitles | حانتي ممتلئة! أخسر المال بمجيئي هنا. |
| Beni görmeden önce bile geleceğimi biliyorlardı. | Open Subtitles | لقد علموا بمجيئي حتى قبل أن أصل بويد : |
| Rumple'a geleceğimi bile söylemedim. | Open Subtitles | أجل، لمْ أخبر (رامبل) بمجيئي حتّى |
| Buraya gelerek bir yarığı tehlikeye atıyorum. | Open Subtitles | أنا أخاطر بالكثير بمجيئي هنا فقط |
| Resimler yüzünden... Buraya ilk geldiğim anı hatırladım. | Open Subtitles | إنّها الصور فقط تذكّرني بمجيئي إلى هنا في البداية |