| Belki sizin ele geçirmenizin zor olacağı biri, ama ben onu size getirebilirim. | Open Subtitles | الشخص الذي تبحث عنه ربما من الصعب الإمساك به, لكنني أستطيع جلبه لك. |
| Neler hissettiğini bildiğimi söyleyemem ama buna yakın hisleri bende yaşadım.. | Open Subtitles | لا يمكنني القول بأنني أعلم ما تمرين به, لكنني كنت قريبًا. |
| Öyle mi yapıyorum bilmiyorum ama buraya sizi dinlemek için geldim. | Open Subtitles | .لا أعلم إن كان هذا ما أقوم به .لكنني هنا للاستماع |
| Ne düşündüğünü biliyorum, ama açıklığa kavuşturdum. | Open Subtitles | أعلم ما تفكرين به لكنني وضحت الأمر للغاية |
| Ona yapacağım şeylerden sorumluluk kabul etmem ama onu kabul ediyorum. | Open Subtitles | قد لا أكون مسؤولاً عم سأفعل به لكنني سآخذه |
| Ne yaşadığınızı tam olarak bilemem ama bu vakaları bilirim. | Open Subtitles | لا اعرف بالضبط ما الذي تمرون به لكنني اعرف هذه القضايا |
| Üzgünüm. Belki borcunuz olan paranın vadesinin uzatılmasını konuşabiliriz ama ben... | Open Subtitles | يمكننا مناقشة المال التي أنت مدانة به .لكنني. |
| Bunu hissetmek biraz zaman alabilir,ama ona öğrendiklerini göstermeni istiyorum | Open Subtitles | و قد يستغرق هذا وقت لتشعر به لكنني أريدك أن تريها ما تعلمته |
| Pekala, bak. Ari'yi arayacağım, ama semi temsil etmesini sağlayamam. | Open Subtitles | سأتصل به لكنني لا يمكنني إجباره على تمثيلك |
| Evet, eğitim vermek istediğim bir zaman olmuştu ama bir şeyler kaçırdığımı hissetmiyorum çünkü hiç düşüş yaşamadım. | Open Subtitles | أجل , لقد كان هنالك وقت اردت التدريس به لكنني لا اشعر بأنني افقد شيئاً لأنني لم أنزل إلى ذلك المستوى |
| Ne düşünüyordunuz diye sormam gerek ama hiç düşündüğünüzü sanmıyorum. | Open Subtitles | كنت سأسألكم بما كنتم تفكرون به لكنني لا اعتقد بأنكم تفكرون إطلاقاً |
| Ne yaşadığınızı tam olarak bilemem ama bu vakaları bilirim. | Open Subtitles | لا اعرف بالضبط ما الذي تمرون به لكنني اعرف هذه القضايا |
| Sorunun ne olduğunu anlamadım ama gelirken bir eczaneye uğradım... | Open Subtitles | وأجعله يعود للعمل وربما أُلقي نظرة على إصبع قدمه أنا لا أدري ما المشكلة به لكنني مررت على الصيدلية |
| Onu yakalayabiliriz ama basının şüphelinin değil bizim amaçlarımıza hizmet etmesini sağlaman gerek. | Open Subtitles | يمكننا الإمساك به لكنني أريدكِ أن تهتمي بالصحافة وتحرصي على تركيزها على أهدافنا وليس أهداف المجرم |
| Belki onu hafife almak gibi bir alışkanlığım var, ama şu uyuşturucu alışkanlığını yendiğine ikna oldum. | Open Subtitles | أعلم ، ربما اعتدت على الاستهانة به لكنني كنت مقتنعًا من أنه سيعود مع اضطراب ما بعد الصدمة |
| Olması gerekenden biraz fazla ödedim ama dayanamadım. | Open Subtitles | كان علي ان ادفع سعراً اقل من المطلوب به لكنني لم استطع قاومته |
| Artık takım elbiseler giyen ve kontrol edebildiğim bir masa lambası olan bir kodamanım, ama bilmenizi istiyorum ki ben kalben hep bir rehber olarak kalacağım. | Open Subtitles | أعرف أنني شخص ناجح الآن بإرتدائي البدل و مصباح المكتب الذي أتحكم به لكنني أريدك فقط أن تعرف |
| Daha kimseyle paylaşmadım ama ortaya çıkacağını düşünüyorum. | Open Subtitles | و لم أخبر أي أحد به لكنني أود ان أظهره للأخرين |
| Daha kimseyle paylaşmadım ama ortaya çıkacağını düşünüyorum. | Open Subtitles | و لم أخبر أي أحد به لكنني أود ان أظهره للأخرين |
| Bunu kabullenmek benim için kolay olmadı ama sana karşı dürüst olmalıymışım gibi hissediyorum. | Open Subtitles | ليس شيئاً سهل لاعترف به لكنني اشعر انه علي ان اكون صريحة معك |