| Meydanda bir yerde olacak, kalabalığın arasında. | Open Subtitles | هو سيكون في المنطقة بين الحشود |
| Meydanda bir yerde olacak, kalabalığın arasında. | Open Subtitles | هو سيكون في المنطقة بين الحشود |
| kalabalığın arasında kayboldum. | Open Subtitles | أجل، فقدتُك بين الحشود. |
| Hasta çocuklar hastalıklarından kurtulsun diye Kalabalıkta yukarıya kaldırılır ve kral ya da kraliçenin pelerinine değip o korkunç hastalıktan kurtulması ümit edilirdi. | TED | حيث كان يتم رفع الأطفال المرضى من بين الحشود في محاولة للمس عباءة الملك أو الملكة أملا في الشفاء من بعض الأمراض الفظيعة. |
| Hem Kalabalıkta kaybolmanızı istemeyiz. | Open Subtitles | فبعد كل شيء، نحن لا نريدك أن تضيع بين الحشود. |
| Brezilya bayrağı salla ki seni kalabalık içinden seçebileyim. | Open Subtitles | لوّح بعلم برازيلي حتى أرصدك بين الحشود |
| - Seni kalabalık içinden kaçırabilirler. | Open Subtitles | -يمكنهم خطفكِ من بين الحشود |
| kalabalığın arasında gizlenerek Bekin'e varacağız! | Open Subtitles | سنذهب لـ (بيجين) مستترين بين الحشود! |
| Kalabalıkta yürürken kendini kaybetme olasılığı nedir? | Open Subtitles | ما هي نسبة إحتمالات ذعره بينما نسير بين الحشود ؟ |
| Yani arkadaşı her kimse, onu bir şekilde izliyordu bombaya patlayana kadar Kalabalıkta saklanıyordu. | Open Subtitles | لذا أياً كان الشريك، فلابدّ أنّه كان هنا بمكان ما، على مقربة من مكان الإنفجار، مُختبئ بين الحشود. |