| Başıma işe yaramaz bir taç kondurmuşlar ve elime kısır bir asa tutuşturmuşlar. | Open Subtitles | وضعن على رأسى تاجاً عاقراً وفى قبضتى وضعن صولجاناً عقيماً |
| İki dakikadan fazla sürerse yeni bir dikenli taç gelecek. | Open Subtitles | إذا أستغرقتي أكثر من دقيقتين سيكون تاجاً جديداً مصنوع من الشوك |
| Biri sana aletlerden yapılmış yapılmış bir taç vermeli. | Open Subtitles | يجب على أحدهم أن يعطيكي تاجاً مصنوع من القضبان, مصنوع من القضبان الاستطناعية. |
| İşte fırsat karşında ve hayalimde başına inen tacı görebiliyorum. | Open Subtitles | فالفرصة سانحة و قلبي ينبئني بأن تاجاً سيهبط على رأسك؟ |
| Köleler komutanın arkasında dururlardı altından bir taht taşırlardı bu alaya bir uyarı yapardı bütün zafer bir kişiye ait. | Open Subtitles | ... كان هناك عبد يقف خلف الفاتح ... يحمل تاجاً ذهبياً ... ويهمس فى أذنه ... |
| Bu yüzden bir taç isteyeceğinden emin değilim. | Open Subtitles | لذا لستُ مُتأكّدة من انّه سيُريد تاجاً |
| Sahte taç takıp ortalarda dolanan ben değildim. | Open Subtitles | لست أنا من وضع تاجاً زائفاً |
| taç takmış bir striptizci soyludan sayılmaz. | Open Subtitles | -راقصه تعري ترتدي تاجاً ليس صاحبه جلاله |
| Bana bir taç verdin. Bunun anlamı nedir? | Open Subtitles | و أعطيتني تاجاً ما معناه ؟ |
| En azından kıyafetinle uyumlu bir taç almamışım. | Open Subtitles | على الأقل لم أشتري لكِ تاجاً. |
| "Başına bir taç koyacaklar." | Open Subtitles | ويضعوا تاجاً على رأسك |
| Gerçekten bir taç taktığına inanabiliyor musun | Open Subtitles | أتصدق أنها تضع تاجاً حقاً؟ |
| Sana bir de taç bulmalıyız. | Open Subtitles | يجب أن نجد لكِ تاجاً |
| Sana bir taç bulalım. | Open Subtitles | يجب أن نجد لكِ تاجاً |
| taç takıyordun. | Open Subtitles | نادلة! -كنت تضعين تاجاً |
| O bir taç. | Open Subtitles | كان تاجاً |
| Hayır, taç değil o. | Open Subtitles | لا، ليس تاجاً ! |
| tacı hak eden bir güzellik kraliçesi görüyorum. | Open Subtitles | أرى ملكة جمال تستحقّ تاجاً |
| Karısının yanından geçti ve beyaz güllerden oluşan bir tacı Lyanna'nın kucağına bıraktı. | Open Subtitles | مر أمام زوجته (ووضع تاجاً مرصع بورد الشتاء في حجر (ليانا كانت زرقاء متجمدة |
| Karısının yanından geçti ve beyaz güllerden oluşan bir tacı Lyanna'nın kucağına bıraktı. | Open Subtitles | مر أمام زوجته (ووضع تاجاً مرصع بورد الشتاء في حجر (ليانا كانت زرقاء متجمدة |
| Köleler komutanın arkasında dururlardı altından bir taht taşırlardı bu alaya bir uyarı yapardı bütün zafer bir kişiye ait. | Open Subtitles | ... كان هناك عبد يقف خلف الفاتح ... يحمل تاجاً ذهبياً ... ويهمس فى أذنه ... |
| Burada, bu engin salonlarda oturuyorsun başında taçla ancak hayatında hiç böyle alçalmamıştın. | Open Subtitles | تجلس هنا في هذه القاعات الواسعة معتمراً تاجاً على رأسك... ومع ذلك فأنت الآن أدنى مكانة من أي وقت مضى |