| Oraya gidip fahişelerle olmalısın ya da mazeret getirmelisin. | Open Subtitles | ولا تخرج إلى هناك لتطارد العاهرات أو تجلب أعذار معينة. |
| Kamyonete gidip şu kırmızı paketlerden getirir misin, lütfen? | Open Subtitles | ـ ميجل ؟ أيمكنك أن تخرج إلى الشاحنة وتحضر بعض الأكياس الحمراء، من فضلك؟ |
| Kamyonete gidip şu kırmızı paketlerden getirir misin, lütfen? | Open Subtitles | أيمكنك أن تخرج إلى الشاحنة وتحضر بعض الأكياس الحمراء، من فضلك؟ |
| Tek yapman gereken dışarı çıkıp bana teslim olmak. | Open Subtitles | كل ماستفعله هو أن تخرج إلى هنا وتسلم نفسك. |
| çıkıp Monterey'deki topluluğa gidebilirdiniz ve bu beceriye sahip bir çocuk bulmakta zorlanırdınız. | TED | يمكن أن تخرج إلى المجتمع في "مونتيري"، وستجد صعوبة في العثور على طفل بهذه المقدرة. |
| Oraya çıkıp, o iyi kadının adını lekemene izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | ما خطبك؟ لن أدعك تخرج إلى هناك |
| Ray, neden bir yarım saatliğine gidip iki tek atmıyorsun? | Open Subtitles | راي؟ لم لا تخرج إلى الحانة لمدة نصف ساعة؟ |
| Sonra gidip o aileyi tekrar birleştirebilirsin." | Open Subtitles | لذا من الممكن ان تخرج إلى هناك وتعيد بناء هذه العائلة |
| Genelde takip IHA'Iannı seyredebilirsin gidip birilerini bombalayan katil IHA'lan değil. | Open Subtitles | عادة تشاهد طائرة مراقبة بعكس، تعلمون، طائرات الاغتيال، حين تخرج إلى هناك وتقصف أحدهم. |
| Oraya gidip kafanı kırdırmak zorunda değilsin. | Open Subtitles | لا يجب أن تخرج إلى هناك وتضربه |
| O yüzden oraya gidip Tyler'ı bulmanızı aracı tamir edip buraya gelmenizi istiyorum. | Open Subtitles | .لذا أُريد أن تخرج إلى هُناك .جد الشاحنة وساعد "تايلر" على إصلاحها .و أعيدها إلى هُنا |
| Arka bahçeye çıkıp oynamak ister misin? | Open Subtitles | إذن، ما رأيك أن تخرج إلى الفناء و تلعب؟ |
| Dışarı çıkıp benim için onları sakin tutman gerekiyor. | Open Subtitles | أريدك أن تخرج إلى هناك و تقوم بتهدأتهم. |
| Ertesi sabah başka yere çıkıp gidersin. | Open Subtitles | وفي الصباح التالي تخرج إلى مكان آخر |
| Balkona çıkıp insanlara bağıracak mısın? | Open Subtitles | تخرج إلى شرفتك لتصرخ بالناس؟ |