| - Evet. - Onu eziyorsun. | Open Subtitles | ــ صحيح ــ أنتِ تعاملينها بقسوة هُنا شبّهت الأمر كأنها تسحق البعوضة لتقتلها |
| Önce pençeleri bir süngü gibi saplanır sonra demir bir kıskaç gibi inanılmaz bir güçle avı ezer. | Open Subtitles | المخلب الخلفى يخترق كالحربة البقية تعمل كالمراسى الحديدية ألتى تسحق الفريسة بقوة لا تُتصور |
| Kaldırımdaki bir böceği ezmek için yolunu değiştirmemelisin. | Open Subtitles | أنت لا تحيد عن طريقك لكي تسحق حشرة على الرصيف |
| Ama Buck'ın kıçı kafamı ezerken saati görmem oldukça zorduZ. | Open Subtitles | ولكنهكانصعبعلي جدا ً أن أرى الساعة ومؤخرةبك تسحق رأسي |
| Ben, devlet bireyleri ezip geçiyor dedim. | Open Subtitles | :ما قلته كان يمكن للحكومة أن تسحق الأفراد |
| Hapları ezince daha çabuk ama daha kısa süre kafa yapar. | Open Subtitles | يحدث الانتشاء أسرع وينتهي أسرع حالما تسحق الحبوب. |
| Elimin Wyoming Bill Kelso tarafından ezilmiş olması benim için onurdur. | Open Subtitles | إنه شرف لي أن تسحق يدي بواسطة يد راعي بقر |
| Aynı zamanda, bir böcek gibi ezilmesi gereken... isyankar, aşağılık bir serserisin! | Open Subtitles | وأنت أيضاً حثالة حقيرة, مقززة لنفوس من في الأرض... ...ويجب أن تسحق مثل الصرصور. |
| Fazla benzin harcarız, dişlerimizde böcek olur ve tarım ticaretinin küçük üreticiyi nasıl ezdiğini açıklarken bağırmak istemiyorum. | Open Subtitles | سنهدر الوقود وستدخل الحشرات في أفواهنا ولا أريد أن أصرخ وأنا أشرح كيف أن الأعمال الزراعية تسحق المزارع البسيط |
| Ama sanki beni eziyormuş gibi hissediyorum. | Open Subtitles | ...ولكن بدا الامر ...بدا الامر وكأنها انها تسحق |
| Gerçek zafer hasmını tamamen ezdiğinde işin başından beri sana muhalif olmanın bir hata olduğunu anlamasıdır. | Open Subtitles | النصر الحقيقي حين تسحق منافسك بالكامل ليدرك أنه مخطئ لمعارضتك منذ البداية |
| Pankreasımı eziyorsun. Ah! Pankreasımı eziyorsun. | Open Subtitles | انت تسحق البنكرياس خاصتي انت تسحق البنكرياس خاصتي |
| Lulu Guinness'imi eziyorsun. | Open Subtitles | أنت تسحق لولوي جينيز |
| Zamanla bacaklarınızı ezer,... ..zaten darbeden dolayı çoktan ölürsünüz. | Open Subtitles | بحلول الوقت الذي سوف تسحق فيه قدميك ستكونين بالفعل قد مت من الصدمه |
| Benim barbekü partim onun aptal, müdürlü arka bahçe partisini ezer geçer. | Open Subtitles | حفلات شوائي تسحق... تلك القذارة التي ينظمها ناظرها الحقير |
| Düşmanını ezmek, önünde sürüklendiklerini görmek ve kadınlarının feryatlarını duymak. | Open Subtitles | ...ان تسحق اعدائك, تراهم يموتون قبلك .... و تسمع صيحات نسائهم |
| İtibarımı yok etti, tıpkı bir böceği ezmek gibi. | Open Subtitles | لقد سحقت سمعتي كما تسحق حشرة، وأنت سيء مثلها! |
| Kız, büyükannesini bufalo ezerken seyrediyor. | Open Subtitles | فتاة من العصور القديمة تشاهد جدتها تسحق من قبل جاموسه |
| Seni bir adamın kafatasını ezerken gördüm... çıplak ellerinle. | Open Subtitles | رأيتك تسحق جمجمة احدهم بيدك |
| Big Bernie'nin Oto Çöplüğünde hapis süren tamamlanana kadar hüküm giydin seni ezip, soda şişesi boyutuna getirdiklerinde | Open Subtitles | بأن تكون في ساحة خردة بيغ إلى يوم تفكيكك حيث سوف تسحق لتصبح بحجم علبة الكولا |
| Direksiyon göğüs kafesini ezince... | Open Subtitles | تسحق عجلة القيادة صدرها |
| Elimin Wyoming Bill Kelso tarafından ezilmiş olması benim için onurdur. | Open Subtitles | إنه شرف لي أن تسحق يدي بواسطة يد راعي بقر |
| Hemen ezilmesi gereken tehlikeli bir böcek. | Open Subtitles | حشرة خطيرة . . التي يجب أن تسحق بسرعة |
| 20 yaşımdayken kuzenim Rufus göğüsleriyle bira kutusunu ezdiğini iddia eden bir kızla çıkıyordu. | Open Subtitles | عندما كنت بعمر العشرين لقد كان ابن عمي (روفوس) يواعد فتاة والذي أدعي أنها يمكنها أن تسحق علبة من الجعة يثديها .. |
| Ama sanki beni eziyormuş gibi hissediyorum. | Open Subtitles | بدا الامر ...بدا الامر وكأنها انها تسحق |
| Şişman düşüşü... veya bir arabayı ezdiğinde. | Open Subtitles | بدين يُسحق... أو حين تسحق مرة سيارتك |