| Ya itaat et ya da mal varlığını kaybedersin. | Open Subtitles | سوف تطيع أو سيتم مصادرة العقارات الخاصة بك. |
| Hiyerarşik sistemdeki uyum kaybolup otorite seviyesinde ihtilaflar baş gösterdiği anda denek bundan faydalanıyor ve itaat etmeyi reddediyor. | Open Subtitles | بمجرد إختفاء الترابط التسلسلي الهرمي للنظام وظهور عدم الموافقة، عند مستوي السلطة ستأخذ الحالة إفضليتها وترفض أن تطيع |
| Karşında bir yüksek rütbeli var, onbaşı. Şimdi itaat edersen, üzülmezsin. | Open Subtitles | أنت تتحدث مع ضابط ذو رتبة أعلى و يجب أن تطيع الامر |
| Kraliyet ailesinin geleneksel kurallarına uymak zorundayız. | Open Subtitles | ويجب أن تطيع القواعد التقليدية للعائلة المالكة |
| Randevuda, buluştuğunuz kişilere tamamen uyun. | Open Subtitles | خلال الموعد, يجب أن تطيع الأشخاص الذين تلتقى بهم طاعة عمياء |
| Bu hastalığı ortadan kaldırmak istiyorsan kurallara Uyman lazım. | Open Subtitles | إذا كنا نريد حقا القضاء على المرض عليك أن تطيع القوانين |
| Şimdilik senden emirlere uymanı ve hem bakana hem de bana hak ettiğimiz sadakati göstermeni bekliyorum. | Open Subtitles | لكن الآن أتوقع منك أن تطيع الأوامر وتظهر الولاء لكلا من الوزير ولى |
| Patrick parmaklarını dudağına koyar sende buna uyarsın, böylemi işliyor? | Open Subtitles | باتريك يضع اصابعه على شفتيه وانت تطيع ، أهكذا هي الخطة ؟ |
| Apophis bana köylülerden birini öldürmemi emretti, böylece diğerleri itaat edecekti. | Open Subtitles | ابوفيس أمرني بقتل أحد القرويون حتى تطيع البقية |
| Kurallara uymalı ve emirlere itaat etmek zorundasın. | Open Subtitles | أنت في حاجة لاتباع القواعد ويجب أن تطيع جميع الأوامر |
| Bir saniye! Bir karı, kocasına itaat etmek zorunda değildir. | Open Subtitles | أنتظر، الزوجة ليس عليها دائماً ان تطيع زوجها |
| İtaat et yoksa canın yanar. | Open Subtitles | يجب أن تطيع انت تنزف كما تعلم أحتاج أن أكمل دربي لهذا عليك أن تصغي |
| Senin istediğine itaat etmeyen bir karın olduğu hakkında arkandan dedikodu yaparlar. | Open Subtitles | سيهمسون من وراء ظهرك أن لديك زوجة لا تطيع أوامرك. |
| Bir kız babasına itaat etmeli. | Open Subtitles | مكتوب علي الابنة أن تطيع أباها |
| Görevin itaat etmek. Yunanlar'ın onlardan korktuğumu düşünmelerini istemem. | Open Subtitles | -ان واجبك هو ان تطيع اوامرى,لا اريد ان يعتقد اليونانيين اننى خائف منهم |
| ve dünyayı göreceksin. İtaat etmeyi öğrenmelisin. | Open Subtitles | وسترى العالم, لابد ان تتعلم كيف تطيع |
| Sana emirlere itiraz etmen değil, itaat etmen öğretildi. | Open Subtitles | كضابط، لقد تعلمت أن تطيع أوامرك |
| Bazen sinirleneceğin emirlere uymak zorunda kalırsın. | Open Subtitles | أحيانا، عليك أن تطيع أوامر أن قلبك يكره. |
| Jim şöyle düşünüyordu: "İnsanlık... yasalarını baştan keşfetmek güzel, oysa varolan kurallara uymak rahat... olmalı. | Open Subtitles | أعتقد "جيم" أن القوانين الجديدة جميلة لكنها أكثر عملية من أن تطيع القديمة |
| Size tavsiyem: Kurallara uyun ve işinizi yapın. | Open Subtitles | ونصيحتي لك أن تطيع القواعد وتقوم بعملك |
| Uyman gerekiyor! | Open Subtitles | يجب أن تطيع! |
| Ve kahrolası kurallara uymanı istiyorum! | Open Subtitles | وأريدك أن تطيع القواعد اللعينه! |
| Şimdi de, süper casus için kurallar. Ben emrederim, sen uyarsın. | Open Subtitles | الان القاعده للعميل الخطير انا آمر وانت تطيع |