| Ne üzerinde çalışıyorsun? | Open Subtitles | ماذا تعملين على هل تريدينى ان اخبرك 593 00: |
| Vay canına. Ben de kitabın üzerinde çalışıyorsun sanıyordum. | Open Subtitles | عجباً، إعتقدت أنّكِ تعملين على كتابكِ الجديد. |
| Yeni bir senaryo üzerinde çalışıyor musunuz? | Open Subtitles | انت الان تعملين على مخطوطات جديدة؟ |
| Sen benim üzerimde çalışırken Julian Stefan'ın vücudunu çaldı. | Open Subtitles | لمّا كنت تعملين على إخراجي، سرق (جوليان) جسد (ستيفان). |
| Bulduğumuzdan beri bunun üstünde çalışıyorsun. | Open Subtitles | أراهن أنك تعملين على هذا بدون توقف منذ أن وجدناه |
| Audrey, herkesi öldürmeden sorunları yok etmenin bir yolu üzerinde çalıştığını söyledi. | Open Subtitles | اذا اودري تقول انك تعملين على طريقة لإنهاء الاضطرابات بدون قتل الجميع |
| İki hafta boyunca bu leopar dövmesi üzerinde çalışıyordun. | Open Subtitles | أنتِ تعملين على وشم الفهد ذاك منذ أسبوعين ... |
| Homo sensoriyum'un varlığına dair kanıt içeren bir tez üzerinde çalıştığınızı duydum. | Open Subtitles | قيل لي إنك تعملين على أطروحة تتعلق بالأدلة على وجود "كائن متحسس بشري"؟ |
| Deathlok teknolojisi üzerinde çalıştığından haberdar mıydın? | Open Subtitles | هل كنتِ على علم أنّكِ كنتِ تعملين على تكنولوجيا (الديثلوك)؟ |
| Dört yıldır bir makale üzerinde mi çalışıyorsun? | Open Subtitles | اربعة سنوات؟ تعملين على تلك الاطروحه 4سنوات؟ |
| Dava üzerinde çalışıyorsun, onu müşterin gibi görüyorsun, kimin yönettiği umurunda değil. | Open Subtitles | عندما تعملين على قضيّة تعتبرينهم زبائنك لا يهمك من يتولاها |
| Hayır, dinle, ikimizin de farkında olduğu gibi, bir aydır bunun üzerinde çalışıyorsun. | Open Subtitles | لقد كنت تعملين على هذا لمدة شهر |
| Düğün davetiye listesi üzerinde çalışıyorsun. | Open Subtitles | تعملين على قائمة المدعوين لزفافك. |
| Hâlâ şu heykel üzerinde çalışıyor musun? | Open Subtitles | اما زلت تعملين على تلك المنحوتة؟ |
| - Dosya üzerinde çalışıyor musunuz? | Open Subtitles | هل ما زلت تعملين على القضية؟ |
| Sen benim üzerimde çalışırken Julian Stefan'ın vücudunu çaldı. | Open Subtitles | لمّا كنت تعملين على إخراجي، سرق (جوليان) جسد (ستيفان). |
| Sen benim üzerimde çalışırken Julian Stefan'ın vücudunu çaldı. | Open Subtitles | لمّا كنت تعملين على إخراجي، سرق (جوليان) جسد (ستيفان). |
| - Ne zamandan beri onun üstünde çalışıyorsun? | Open Subtitles | منذ متى وأنتي تعملين على هذا؟ منذ ساعتين |
| - Ne zamandan beri onun üstünde çalışıyorsun? | Open Subtitles | منذ متى وأنتي تعملين على هذا؟ منذ ساعتين |
| Bir şeyler üzerinde çalıştığını biliyordum. | Open Subtitles | أنا أعرف أنك تعملين على شيئ ما |
| Homo sensoriyum'un varlığına dair kanıt içeren bir tez üzerinde çalıştığınızı duydum. | Open Subtitles | قيل لي إنك تعملين على أطروحة تتعلق بالأدلة على وجود "كائن متحسس بشري"؟ |
| Deathlok teknolojisi üzerinde çalıştığından haberdar mıydın? | Open Subtitles | هل كنتِ على علم أنّكِ كنتِ تعملين على تكنولوجيا (الديثلوك)؟ |
| Ne yapıyorsun anacığım? Rolün üzerinde mi çalışıyorsun yoksa? | Open Subtitles | ما الذي تفعلينه يا أمّاه تعملين على تمثيلكِ؟ |