| Ayrıca unutma sana bir şey olursa ablan kendini asla affetmez. | Open Subtitles | وأريدكَأن تتذكر، إذا أصابكَ خطباً ما أختك لن تغفر لنفسها أبداً |
| Umarım beni affeder, bunu senden neden gizlediğimi anlamaya çalışırsın. | Open Subtitles | وأنا أتمنّى بأنّك تغفر لي ويفهم لماذا أنا كنت سأمنعه منك. |
| Bunun olduğu için üzgünüm ve biliyorum ki Lori beni asla affetmeyecek. | Open Subtitles | انا حقا آسفة لما حصل وأنا أعرف بأن لوري لن تغفر لي أبدا |
| Umarım günün birinde beni affedersin. Dip not: | Open Subtitles | ربما بإمكانك أن تغفر لي في يوم من الأيام :ملاحظة أخرى |
| Bender A, robotların arasında bir prenssin. Sana güvenmediğim için beni affedebilir misin? | Open Subtitles | لديك أخلاق أمير آلي يا بيندر هل يمكنك أن تغفر لي أني شككت فيك ؟ |
| Senden, beni bağışlamanı istediğimi hatırlamıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أتذكّر أبدا أني طلبت منك ان تغفر لي |
| - Kendini affetmelisin. | Open Subtitles | ربما عليك ، أن تغفر لنفسك يا كابتن |
| Lola samimiyetimi affet, tamamen alkolden. | Open Subtitles | لولا، أرجو أن تغفر لي عدواني النموذجي الناتج عن السكر |
| Beni affetmeni beklemiyorum... hiç... ama bunları duymanı istedim. | Open Subtitles | انا لا اتوقع ان تغفر لى ابدا ولكن انا اردت ان تسمعها |
| Joyce bunun farkına varır varmaz, Derek, Lulu hakkında ona yalan söylemiş onu asla affetmez. | Open Subtitles | لن تغفر له أبدا وفي النهاية كان ذاك ما أرادت أنا |
| Angele hamile, ayakları ağrıyor kendini romantizme girişecek gibi hissetmiyor olabilir ama sen de yapmazsan seni hiç affetmez. | Open Subtitles | أقدامها تؤلمها ربما لا تحس أنها مستعدة للمبادرة بالرومانسية لن تغفر لك أبدا |
| Daha kötü şeyler olursa, beni asla affetmez. | Open Subtitles | إذا حدث شيء خطير فإنها لن تغفر لي أبداً. |
| Nancy öğrencimle yatmamı bile affeder seninle konuşmamı asla. | Open Subtitles | نانسي لن تغفر لي ان علمت انني أتحدث اليك |
| Onlar öldü ve seni affetmeyecekler diye sen de kendini hiç affetmeyecek misin? | Open Subtitles | أنهم ميتون الأن , و لن تغفر لنفسك أبدا لأنه لن يغفروا لأنفسهم أيضا ؟ |
| Sen, intihar eden bir adamı affedersin. | Open Subtitles | أنت عادة تغفر الرجل الذي يطلق النار على نفسه |
| Hayatım, senden çok büyük bir sır sakladığım için beni affedebilir misin? | Open Subtitles | أيمكنك أن تغفر لي؟ لأني أخفيت هذا السر الخطير عنك؟ |
| Onu bağışlamanı istiyor. Şüpheleri için. | Open Subtitles | انها تريدك أن تغفر لها لشكوكها |
| Sen affetmelisin teşekkürsüz bir adamı! | Open Subtitles | أنت من يجب أن تغفر لرجل ناكر للجميل |
| Yüce Tanrım, lütfen bu gece burada yaptıklarımız için bizi affet. | Open Subtitles | إلهى الرحيم, أرجو أن تغفر لنا ما فعلناه هنا الليلة |
| Tanrım yüce kudretin ve sonsuz merhametine güvenerek günahlarımı affetmeni istiyorum. | Open Subtitles | أدعوك يا عظيم القوّة يا رحوم يا مَن وعدت بالمغفرة، أن تغفر آثامي |
| Onunla dans etmedim diye, beni affetmedi. | Open Subtitles | إنها لم تغفر لى لأننى لم ارقص معها فى ليلة ما |
| Asıl mesele, sen kendini affedebilecek misin? | Open Subtitles | السؤال هو هل ستكون قادراً على أنْ تغفر لنفسكَ ؟ |
| Sana söylememeliydim çünkü beni asla affetmeyeceğini biliyordum. | Open Subtitles | ,لم يكن على أن أخبرك لأنى أعلم أنك لن تغفر لى |
| Bir anneoğlunu hep bağışlar benım oglum benım bebeğimdirr! | Open Subtitles | الأم تغفر لأعداءها أيضاً لكنك ابني يا عزيزي |
| Beni affetmen için doğum günü hediyeni erkenden veriyorum. | Open Subtitles | تعطيك هدية عيد ميلادك قبل موعدها حتى تغفر لها |
| Başçavuş O'Rourke, açık konuşacağım için beni bağışlayın. | Open Subtitles | رقيب أول أوروك سوف تغفر لي لاتحدث بصراحة |