| bu tarz hızlı değişimler normal değil. | Open Subtitles | تغيّرات الأحوال الشخصية هذه ليست أمراً طبيعياً |
| Bundan sonra, hem burada hem de kasabada bazı değişimler olacak. | Open Subtitles | الآن، سيكون هناك تغيّرات هنا وفي البلدة. |
| Çekirge fareleri sinir sistemlerinde genetik değişiklikler yoluyla akrep avından acı zehirlere karşı koyarlar. | TED | الفئران الجنادب تقاوم السموم المؤلمة للعقارب التي تفترسها من خلال تغيّرات جينية في أجهزتها العصبية. |
| Böylece, belki de birçok nesil sonra, eğer çevresel değişiklikler de varsa türler de pekâlâ değişebilir. | Open Subtitles | إذاً على تعاقب أجيال كثيرة، وخاصة إذا حدثت تغيّرات بيئية، فقد تتغير الأنواع. |
| Okyanus ve hava akımları yıl boyunca dramatik değişikliklere neden olur. | Open Subtitles | الحركات الهائلة للمحيط وتيّارات الهواء تُحدث تغيّرات كبيرة على مدار العام |
| Ama sıvı genişlemesine bağlı mikro yapısal değişikliklere rastlamadım. | Open Subtitles | عن تغيّرات في البنية المجهرية بسبب تمدد السوائل. |
| Vücudunuzda başka fiziksel değişimler de olur. | Open Subtitles | و هنالك تغيّرات جسمانية تحدث لك كذلك |
| Tedavisinin henüz ikinci ayında San'Dera 2. tip diyabet ve hipertansiyonunda çarpıcı değişimler deneyimliyordu. | Open Subtitles | بعد انقضاء شهرين على علاجها، كانت (سانديرا) تختبر تغيّرات مذهلة تحدث على مرضها بالسكّري من النوع 2 و ضغط الدم المرتفع. |
| Genç kız, değişimler | Open Subtitles | " تغيّرات الفتيات " |
| Yine de, görünmeyen değişiklikler gerçekleşir. | Open Subtitles | لكن تحدث تغيّرات غير مرئيّة غم ذلك. |
| - Hangi değişiklikler? | Open Subtitles | -أي تغيّرات ؟ |