| Merak etme, onbaşı, arkadaşın kendisini tam bir muhafız olarak gösterdi. | Open Subtitles | لا تقلق أيها العريف صاحبك أثبت نفسه بأنه حارس حقيقي اليوم |
| Merak etme, ihtiyar. Ne yaptığımı biliyorum. | Open Subtitles | لا تقلق أيها العجوز أنا أعرف ما الذى أفعله |
| Merak etme aynasız, yalnız hissettirmeyiz. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الخنزير,سنعمل على ألا تشعر بالوحدة |
| Endişelenme, ihtiyar. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الصبي العتيد لقد أمضيت ساعات من التمرين |
| Endişelenme yüzbaşı. Saldırıya sen komuta edeceksin, ben değil. | Open Subtitles | لا تقلق أيها القائد أنت من سيقود الغارة, ليس أنا |
| Merak etme tekerlekli çocuk. Her şey kontrolüm altında. | Open Subtitles | لا تقلق , أيها الولد الطائر عندي كل شئ تحت السيطرة |
| Ah, küçük dostum, Merak etme, ben Gremlinler olsun izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الرجل الصغير أنا لن أسمح لشياطين الجريملن أن تؤذيك |
| Merak etmeyin General, gözlerimi açık uyumamla tanınırım. | Open Subtitles | لا تقلق أيها القائد، معروف عني أنني أنام مفتوح العينين |
| - Merak etme, önce sana bir kız lazım. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الإختباري لكنك ستحتاج فتاة أولاً |
| İşte geliyor. Merak etme. | Open Subtitles | إنه قادم أيها الصغير لا تقلق أيها الصغير،سوف نحضر لك بعض الحليب |
| Merak etme Yüzbaşı. Yüzünü kara çıkarmayacağız. | Open Subtitles | لا تقلق , أيها النقيب , سوف نجعلك فخوراً |
| Merak etme Yüzbaşı. Yüzünü kara çıkarmayacağız. | Open Subtitles | لا تقلق , أيها النقيب , سوف نجعلك فخوراً |
| Merak etme sert çocuk. Aşağıdaki gibi öldü gitti. | Open Subtitles | لا تقلق أيها القويّ، إنه ميت مثل الذي بالأسفل |
| Merak etme, hepimiz genç olduk. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الجندي . كلنا كنا صغاراً أحد الأيام |
| Merak etme süper bebek, seni olman gereken yere götüreceğiz. | Open Subtitles | لا تقلق , أيها الطفل الخارق , سنضعك حيث يُفترض أن تكون |
| Merak etmeyin komiserim, bu herifi mıhlayacağız. | Open Subtitles | لا تقلق أيها النقيب سوف ننال من هذا الرجل |
| Merak etmeyin, Avukat Bey. | Open Subtitles | سأسمح به لا تقلق أيها المستشار |
| Fakat Endişelenme, evlat. Bir üçüncüsü olmayacak. | Open Subtitles | لكن لا تقلق أيها الفتى لن يكون هناك مرة ثالثة |
| Endişelenme, Arayıcı. Şüpheye düştüğünü hayranlarına anlatmayacağıma söz veririm. | Open Subtitles | لا تقلق أيها الباحث، أوعدُكَ أنّى لن أخبر مُعجبينكَ،أنكَ إعترفت بالريبة. |
| Endişelenme. Tamirci gururumu ortaya koyarak tamamlayacağım ihtiyar. | Open Subtitles | لا تقلق أيها العجوز فأنا أضع سمعتي على المحك هنا |