| Bir Chevette kullanıyorsun. Karın işe otobüsle gidiyor. Ne için? | Open Subtitles | و تقود سيارة شيفي, زوجتك تستقل حافلة للعمل, لأجل ماذا؟ |
| Gerçekten garip, çünkü etrafta sürüyorsun, bu koskoca kamyonetin içindesin ve çok çeviksin. | TED | كان ذلك غريبًا حقًا، لأنك تقود ببراعة كبيرة، رغم أنك في شاحنة ضخمة. |
| Lütfen, Bayan McCallum'ın eve gitmesine yardım et. araba kullanacak halde değil. Tabii. | Open Subtitles | ارجوك ساعد السيدة ماكولم للذهاب الى البيت انها ليست على مايرام لكى تقود |
| Adam son model araba kullanıyor, evini nakitle alıyor. Merak ediyorum. | Open Subtitles | إنك تقود سيارة فارهة وتدفع ثمن منزلك نقداً, وذلك يثير فضولي |
| Sen sür, ben makineliyi tamir edip çakalların hepsini öldürürüm. | Open Subtitles | أنت تقود, وأنا سأصلح المدفع وأقتل كل أبناء آوى هؤلاء |
| Bunların hepsi güzel. Ama ekibe neden bizzat liderlik etmeniz gerekiyordu? | Open Subtitles | كل شيء جيد ومفيد ولكن لماذا عليك أنت أنّ تقود الفريق؟ |
| Arabayı büyük annem gibi kullanıyorsun. Tutumlu biriyim, tamam mı? | Open Subtitles | , كنت تقود كجدتي انا معتدل بقيادتي , اتفقنا ؟ |
| Arabayı gözün açık mı kullanıyorsun yoksa Güç'ü mü kullanıyorsun? | Open Subtitles | هل تقود وعيناك مفتوحتان أم انك تستخدم العنف ؟ |
| Çıkar şu kelepçeleri Ipkiss, manyak gibi kullanıyorsun. | Open Subtitles | أخرجني من هذه المعمعة فأنت تقود كالمجنون |
| Deli gibi sürüyorsun. Burası Boston. Burada herkes böyle sürer. | Open Subtitles | ـ أنت تقود السيارة كالمجنون ـ كل شخص يقود هكذا في بوسطن |
| Ve sen kertenkele gibi sürüyorsun, bazen sola, sonra sağa... | Open Subtitles | ،وانت تقود بنا كالسحليّة مرةً يميناً ومرةً شمالاً |
| Sen de her zamanki gibi kiliseye giden yaşlı bir kadın gibi araba sürüyorsun. | Open Subtitles | وأنت ما زلت تقود أبطأ من سيدة عجوز في طريقها للكنيسة |
| araba kullanmandan ve viski kokan nefesinden de nefret ediyorum. | Open Subtitles | وأكره الطريقة التي تقود بها، وأكره أنفاس الويسكي السيء خاصتك. |
| Yabancılarının bazısının, siz araba kullanırken bile çok kibar olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال أن هناك بعض الأجانب لطيفين جداً لدرجة أنك عندما تقود |
| Şimdi kadın Alpina kullanıyor, ben daha 7 Serisi'nden çıkamadım! | Open Subtitles | الان هي تقود سيارة ألبينا انا فقط أقود السلسلة السابعة |
| Haydi ateşli dudak, gidelim. Sen sür, ben yolu tarif ederim. | Open Subtitles | هيا يا ذو الشفاه الحارة أنت تقود وأنا أوجهك |
| Amerika bu bir sonraki otomotiv devrimine liderlik edebilir. | TED | .يمكن لأمريكا أن تقود ثورة السيارات المقبلة هذه |
| Gidiyorum. Sen yüksek topuklularla kullan görelim. | Open Subtitles | هذا ما أفعله، أنت تحاول أن تقود على الأرصفة |
| Yaşlı bir kadın araba sürüyor, yanında orta yaşlı kızı var ve anne kırmızı ışıkta durmadan ilerliyor. | TED | تقود امرأة عجوز السيارة مع ابنتها التي هي في منتصف العمر، والتي تجلسُ في مقعد الركاب، وتتعدى الأم الضوء الأحمر. |
| Sen arabayı böyle şempanze gibi kullanırken ben nasıl konuşurum? | Open Subtitles | كيف لى أن أفتخر و أعتز بينما أنت تقود كالشمبانزى؟ |
| Yani, arabanızı sürerken bile seks dürtüsünü hissedebilirsiniz. | TED | يمكنك أن تشعر بهذا الأحساس عندما تقود سيارتك بدون توقف |
| sürmek ister misin? Yoksa babanın kucağında süremeyecek kadar yaşlandın mı? | Open Subtitles | الآن, هل تريد ان تقود أم أنت كبير حتى تجلس على أبيك و تقود؟ |
| Evet, Kristine ve Maddie bir kaza geçirdiler ama sarhoş araba kullanan kendisiydi. | Open Subtitles | أجل هي كانت في الحادثة معها لكن هي من كانت تقود , بالسكر |
| O yüzden saati 14 dolara kamyon sürüyordun demek? | Open Subtitles | لهذا السبب تقود شاحنة مدرعة مقابل 14 دولار في الساعة |
| Pekala, öyleyse niçin saatte 25 mil hızla sürebileceğin yerde 15 mille gidiyorsun? | Open Subtitles | إذاً لمَ تقود بسرعة 25 كم في منطقة حد السرعة بها 40 كم؟ |