| Depolar terk edildiğinde bulup açarız. | Open Subtitles | عندما تُهجر خِزانات التخزين. فنحن من يفتحها. |
| Belli ki hayatında hiç düğün günü terk edilmemişsin. | Open Subtitles | واضح أنّك لم تُهجر لدى شعائر الزواج قبلًا. |
| O yerin terk edilmeden önce ne olarak kullanıldığını araştırıyoruz. | Open Subtitles | نحن ننظر في أساسات العمارة قبل أن تُهجر |
| - Hayır. Ama Avusturya'daki hayatı çok farklıydı. bırakıp gelmesi zor olmuş olmalı. | Open Subtitles | كلا، ولكن لابد أنه أمر شاق أن تهجر الحياة التي اعتادتها في النمسا |
| Ama anneni ve bebeğini yüzüstü bırakıp gitmezsin. - Ne bebeği? | Open Subtitles | لكن من دون أن تهجر امك وطفل |
| Kraliçe B.'nin İşçi Bayramından önce iki babasını bırakıp gelmesini ne sağlamış olabilir? | Open Subtitles | (مالذي سيجعل الملكة (بي تهجر والدها وتعود قبل أيام العمل؟ |
| Sana en fazla ihtiyaç duydukları zaman, insanları yüzüstü bırakıyorsun. | Open Subtitles | تهجر الناس عندما يكونون فى أشد الحاجه لك |
| Kilise geçmişini araştırmam... iki yüzyıl boyunca sahip değiştirdiğini... ve sonunda terk edilmeden önce... birkaç kere isim değiştirdiğini gösteriyor. | Open Subtitles | بحثي في تاريخ الكنيسة يُشير إلى أنّ مُلّاكُها قد تغيّروا على مدى قرنين، و قد أُعيد تسميتها عدّة مرّات قبلما أن تُهجر في نهاية المطاف. |
| Araştırmamda iki yüzyıl boyunca, terk edilene kadar birkaç kez bu kilisenin isminin ve sahibinin değiştiğini gördüm. | Open Subtitles | بحثي في تاريخ الكنيسة يُشير إلى أنّ مُلّاكُها قد تغيّروا على مدى قرنين، و قد أُعيد تسميتها عدّة مرّات قبلما أن تُهجر في نهاية المطاف. |
| Kensi arabayı bırakıp yürüyerek gitmediyse orada olacaktır. | Open Subtitles | وما لم تهجر (كينزي) السيارة وترحل، فهي ستكون هناك. |
| Bu sefer kız kardeşimi bırakıp kaçamayacaksın. | Open Subtitles | لن تهجر شقيقتي! |
| Bir kraliçeyi bırakıp gitme. | Open Subtitles | .لا تهجر ملكة |
| - İnsanları yüzüstü bırakıyorsun! | Open Subtitles | أنت تهجر الناس |