| Niçin bana böyle bir şeyi anlattınız? Niye biliyorsunuz ki bunu? | Open Subtitles | لمَ تُخبروني جميعاً شيئاً من هذا القبيل؟ |
| Yine zamanda yolculuk yaptık deme bana. | Open Subtitles | لا تُخبروني بأننا في رحلة زمنية مجدداً. |
| bana neler döndüğünü asla anlatmadınız. | Open Subtitles | لم تُخبروني بأنّ هناك ثمّة ما يجري غير ذلك! |
| Millet, lütfen bana Mercier'in şehir merkezinde olduğunu ve bizim bunu bilmediğimizi söylemeyin. | Open Subtitles | يا رفاق، أرجوكم لا تُخبروني أن (ميرسييه) بوسط المدينة ونحن لا نعلم، أرجُوكم. |
| Eğer bir sorun varsa, sizin bana söyleyebileceğinizi umuyordum. | Open Subtitles | حسناً، إذا كان هناك مشكلة ...كنتُ آمل أنكم تُخبروني بالموضوع |
| Eğer bana anlatmadığınız bir şey varsa... | Open Subtitles | لذا إن كان هناك شئ لم تُخبروني إياه |
| Bunun burada olacağını bana demediniz.. | Open Subtitles | لم تُخبروني بأنه سوف يتواجد هُنا |
| Sakın bana Oh Ha Ni için kavga ettiğinizi söylemeyin. | Open Subtitles | لا تُخبروني كلاكما أنكم (تتشاجرون بسبب (أو ها نى |
| Belki sizler bana Jackson'ın nasıl biri olduğundan bahsedebilirsiniz. | Open Subtitles | ربما يُمكنكم يا رفاق أن تُخبروني (كيف كان (جاكسون |
| Ama bana söylemediğin bir şey var. | Open Subtitles | ولكن هناك شيء لم تُخبروني به |
| Biri bana burada neler olduğunu söyleyebilir mi? | Open Subtitles | هل تُخبروني بما يجري هنا؟ |
| Niye bana söylemedi-- Tanrım. | Open Subtitles | ... لماذا لم تُخبروني ! يا إلهي |