| Bozuşmaya bakılırsa ceset 1 hatfa ila 10 gün kadar önce açık havaya bırakılmış. | Open Subtitles | إن انحلال البقايا يشير إلى أن الجثة تُركت في العراء لمدة تتراوح بين الإسبوع و العشرة أيام |
| Bu durumda, yarı kamusal bir alanda bırakılmış genel bir alet sabotajdan çok beceriksizliğin sonucudur. | Open Subtitles | أدوات مشتركة تُركت في مكان عام وفي حالة قد تكون نتائجها عاجزة بدلا من التخريب |
| Bu, daha büyük bir nesnenin bir parçasıydı, ki bu nesne gezegenlerin oluşumundan sonra kalan milyonlarcasından biriydi. | TED | كان ينتمي هذا إلى جسم أكبر من ذلك بكثير، واحد من الملايين التي تُركت بعدما تشكلت الكواكب. |
| Aynı şekilde, yenilgiden sonra cesaretim yıkıntılar arasında kaldı. | Open Subtitles | وكذلك شجاعتي، تُركت في الخراب بعد تلك الهزيمة |
| Bunları biz satmadık. Buraya bırakıldı ve daha alınmadı. | Open Subtitles | لم نبِع هذه العرائس يوماً، لقد تُركت هنا ولم تُؤخذ أبداً |
| Birkaç gün önce karakolun önüne bırakılan kafalarla ilgili bir şey biliyor musunuz? | Open Subtitles | أتعلم أي شيء عن الرؤوس التي تُركت أمام مركز الشريف خلال الأيام الماضية؟ الجميع يعلم، زبائني مرعوبون |
| Ve su boğulmuş ve çürümeye terk edilmiş cesetlerle dolu. | Open Subtitles | المياه مليئة بالجثث الغارقة ، تُركت لتتعفّن |
| Babam annemden daha iyi matematiği olan bir kadına âşık olunca annem yalnız başına kalmıştı. | Open Subtitles | أمي تُركت وحدها عندما وقع ابي في حب إمرأه اخري أفضل في الرياضيات من أمي |
| Tüh, demek düşüncelerimle baş başa kaldım. | Open Subtitles | للأسف أنا تُركت وحدي مع أفكاري. |
| Çaylakken olay yerinde kaç kere yalnız bırakıldım biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلمين كم من المرات قد تُركت بمفردى عندما كنت مبتدئ؟ |
| Beni yetimhanenin önüne bırakmışlar. | Open Subtitles | لقد أخبرونيّ بأنني تُركت بالخارج, في دار الأيتام |
| Onun çalışma odasına bırakılmış bir içki şişesinin üzerinde ölmüş bir adamın parmak izlerini buldum. | Open Subtitles | لقد حددت أنّه كانت هناك بصمات رجل ميت على قنينة خمر تُركت في مكتبتها. |
| Bakın, bu sözcükler olay mahallinde bırakılmış. | Open Subtitles | إسمع، هذه كلماتُك تُركت في مسرح الجريمة. |
| O araç burada terk edilmiş ve başka bir tane hemen iki blok ötede çalınmış ve o da tren garında bırakılmış. | Open Subtitles | مباشرة خارج مقر الشرطة بعدها السيارة تُركت هنا ، وأخرى سُرقت على بعد مبنيّن وتُركت خارج محطة القطار هنا |
| Fakat çoğu çiftlik tamamen kendi haline bırakılmış. | Open Subtitles | لكن الكثير من المزارع قد تُركت تماماً للقيام بما يحلو لها |
| Onu burada kalan gardıropta buldum. | Open Subtitles | وجدتها في الخزانة لقد تُركت هنا. |
| Nakil mekiğinde kaldı çünkü acil durum mekiğinde biri onun yerini çaldı. | Open Subtitles | لقد تُركت في الناقلة لأنه إستولى شخص ما على مكانها في مكوك النجاة |
| Sonra da yalnız bırakıldı, gitgide artan bir korku ile, kralına sahip çıkması için. | Open Subtitles | بعدها تُركت وحيدة لتخدم الملك بخوف |
| Konsolosluğa bırakılan cesetlerin kimliği teşhis edildi. | Open Subtitles | تم التعرف على الجثث التى تُركت أمام السفاره |
| Sonra bir ya da iki kere terk edildim. Sonra seninle tanıştım ve buradayız. | Open Subtitles | ثم تُركت مرة او مرتان ثم قابلتك وها نحن معاً |
| İlginçtir ki Jane de aynı binada kalmıştı. | Open Subtitles | الأمر المُثير للإهتمام ، أنه نفس المبنى الذي تُركت أمامه |
| Eylemlerimin hesabını vermek için tek başıma kaldım. | Open Subtitles | تُركت بمفردي لأواجه عواقب أفعالي |
| Dalda çok kuş olduğunu söylüyorlar ve pislikten ölmeye bırakıldım. | Open Subtitles | يقولون هناك العديد من الطيور على الفروع وأنا تُركت لأموت جوعاً على التراب |
| Beyler, sanırım bunu burada bırakmışlar. | Open Subtitles | رفاق , هذه تبدو أنها تُركت هنا |
| Mermi kovanı bırakılmamış, komuşular silah sesi rapor etmemiş. | Open Subtitles | لا توجد أي رصاصات فارغة تُركت الجيران لم يبلغوا عن سماعِهم صوتٌ أطلاق النيران |
| Birileri tarafından kiliseye bırakıldığımı öğrensem bile, sana söz veriyorum, bir daha asla "yarım" kelimesini kullanmayacağım. | Open Subtitles | أنصتي إلي ، حتى لو إكتشفت بأنني تُركت في الكنيسة على بعد خطوات من الغرباء أعدُكِ |