| Lanet olsun, bu daha ilk aşama. Şansın var, açgözlü değilim. | Open Subtitles | تباً، إنها مجرد قبلة إنك محظوظة لكوني لست جشعاً |
| Bugün saat tam 11:05'te 35.04 Kuzey ve 116.49 Batı koordinatlarında kibirli ve açgözlü birinin ölümle cezalandırıldığını göreceksiniz ve ciddi olduğumu anlayacaksınız. | Open Subtitles | عند الإحداثيات 35.04 شمالاً و 116.49 غرباً سترون شخصاً متعجرفاً و جشعاً يتم معاقبته بالموت و ستعلمون بأنني جادّ بكلامي |
| Seninle ilgili emin olduğum tek şey, bir dümen gördüğünde açgözlü, sinsi.. | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي أنا واثق منه بشأنك هو أنك ستكون جشعاً , متلوٍّ لعين |
| Bir adamın bu kadar çok eşe sahip olması biraz açgözlülük gibi duruyor. | Open Subtitles | يبدو جشعاً قليلا لـ رجل واحد أن يملك زوجات كثيرات |
| Ve şimdi anlıyorum. aç gözlü, karamsar oldum, seni hayal kırıklığına uğrattım, ...kendimi hayal kırıklığına uğrattım. | Open Subtitles | وأعي الآن أنّي كنتُ جشعاً مُستهتراً بالاِجرامِ، وأنّي خذلتكَ. |
| Müfettişler açgözlüydü fakat ben, Vic Van Wrinkle, daha da açgözlüyüm. | Open Subtitles | مفتشي المدارس جشعين لكن أنا فيك فان رينكل أنا أكثر جشعاً |
| O açgözlü ve kabaydı ama yine de bir iyileştiriciydi. | Open Subtitles | لقد كان جشعاً وفظاً، لكنه كان معالجاً رغم ذلك. |
| açgözlü değilimdir. Paranın yarısı yeter bana. | Open Subtitles | أنا لست جشعاً أنا سأخذ النصف فقط |
| Her zaman açgözlü pisliğin tekiydim zaten. | Open Subtitles | متى لم أكن جشعاً متعالياً فاسداً؟ |
| Bazılarınızın da bildiği gibi, babam mülkünü elinde tutmak için, genç oğlunu onu zengin edecek bir kadınla evlendirebilecek kadar açgözlü bir adamdı. | Open Subtitles | كماقديعرفبعضكم،كان والدي رجلاً جشعاً ، و الذي كان يريد الحفاظ على أملاكه بتزويج ابنه الأصغر إلى زوجة ستجلب له مهراً غالياً. |
| En azından bir başlangıç. açgözlü görünmek istemem. | Open Subtitles | ذلك كبداية، فلا أريد أن أبدو جشعاً. |
| Hayatta neyin önemli oldugunu anlamayacak kadar çok açgözlü oldum. | Open Subtitles | كنت جشعاً للبحث عما هو مهم في الحياة |
| Bilmiyorum, kötü bir çocuktum ve ben ahlaksız, açgözlü, insanlara zarar veren biriydim. | Open Subtitles | لا أعرف، كنت صبياً سيئاً و... كنت لئيماً و جشعاً و سرقت و آذيت الكثيرين |
| Biliyorum biraz açgözlü olabilir ama üçlüye gidecektim. | Open Subtitles | "أعرف بأنني كنت جشعاً لكنني اخترت القيام بأمر مختلف" |
| Kocamın bu adamlarla ilişkisi vardı. açgözlülük yaptı. | Open Subtitles | لم يكن زوجي بلا رحمة و كان جشعاً |
| - açgözlülük etme. - açgözlülük etmiyorum. | Open Subtitles | لا تكن جشعاً أنا لست جشعاً |
| Belki de Moore açgözlülük yaptı ve ekibinden birini öldürdü. Belki de ekibi onu öldürdü. | Open Subtitles | حسناً ، أنا أعتقد أن (مور) أصبح جشعاً وانقلب على أحد أعضاء فريقه. ربّما فريقه انقلب عليه. |
| Bu da eskiden CIA için çalışıyordu ama aç gözlü biri oldu ve sahtekarlık yaptı. | Open Subtitles | كان يعمل مع الوكالة، لكنه أصبح جشعاً |
| Kocam bu adamlar gibi acımasız değildi. Sadece açgözlüydü. | Open Subtitles | لم يكن زوجي بلا رحمة و كان جشعاً |
| Savaş alanında çok açgözlüsün, Artemis. | Open Subtitles | إنكِ أكثر جشعاً "في ساحة القتال يا "أرتيميس |
| 20 yüzyıl kadar önce açgözlülüğü, bütün Çin'e derin acılar çektiren bir imparator vardı. | Open Subtitles | كان هناك امبراطور جشعاً منذ 20 قرناً تقريباً وجلب هذه المعاناة البالغة إلى سائر الصين |
| Üstelik ödemelerini sürekli geciktiriyordu. Hayır, içinde açgözlülüğün zerresi yoktu. | Open Subtitles | وتأخّر دوماً عن سداد دفعاته لم يكن جشعاً |