| Düşünün, Kenya'nın ortasında cep telefonlu bir Masai savaşçısının, 25 yıl önce Başkan Reagan'dan daha iyi mobil iletişimi var. | TED | فكروا فيها، أن هاتف نقال محارب الماساي في وسط كينيا لديه ارسال جوال أفضل من الرئيس ريجان قبل 25 سنة. |
| Yaka numarası 34762. Bir cep telefonunun izini bulmak istiyorum. | Open Subtitles | رقم التسلسل 034763 أنا بحاجة إلى اقتفاء اثر هاتف جوال |
| Bakalım işimize yarar bir şeyler bulabilecek miyiz belki başka bir cep telefonu. | Open Subtitles | افتح صندوق السيارة ربما أجد شئ أخر يمكننا أستخدامه ربما هاتف جوال آخر |
| Kimlik yok, telefon yok, anahtar yok, hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لا بطاقة هوية , لا جوال ,لا مفاتيح لا شئ |
| Günümüzde bir telefon sadece telefon değil. | Open Subtitles | الجوال ليس جوال فقــــط هذه الأيـــــــام |
| Bilirsin bir zamanlar Teksas Ranger'larından birisi babamın dişlerini eline dökmüştü. | Open Subtitles | هل تعلم في أحد المرات ضرب جوال تكساس أبي فاسقط أسنانه |
| -12 volttan gelen akım 4.2 voltla çalışan cep telefonunu anında yakar. | Open Subtitles | تيار مستمر قدره 12 فولط سيحرق دارات جوال 4.2 فولط بجزء من الثانية |
| Joelle bana ilgi duyarsa, onu ararım. | Open Subtitles | لو كانت جوال فعلا معجبة بى سوف اكلمها الان؟ |
| Bunların hepsi üç gece ard arda karısının cep telefonunun pilinin bitmesinden dolayı, biplemesiyle uykusu bölünen bir profesörün çalışmaları. | TED | هذا كله آتى من بروفسور أستيقظ في ليلة لـ3 ليلال متواصلة لأن جوال زوجته يطنطن لأن بطاريته فرغت |
| örneğin; cep telefonları bu ülkede 400 milyon cep telefonu var. | TED | مثلًا، الهواتف النقالة: لدينا 400 مليون جوال في هذه البلاد. |
| Ayrıca telefonun, Şef'in cep telefonundan açıldığını biliyoruz. | Open Subtitles | وأيضاً نعلم بأن المكالمة أتت من جوال المدير |
| Hey, bakın millet, resim çeken cep telefonlarından aldım. | Open Subtitles | انظروا يا رفاق حصلت على جوال جديد يمكنه أخذ الصور انظروا .. |
| Keşke arabası, cep telefonu veya televizyonu falan olsaydı böylece elinden alıp ona ceza verebilirdik. | Open Subtitles | لو كان فقط يملك مثل سياره أو تلفزيون أو جوال شيء جيد يمكننا اخذه منه |
| - Odama telefon koymaktan daha iyisini yapman lazım. | Open Subtitles | يجب ان تفعلي افضل من وضع جوال في زنزانتي |
| Pekala, önce başlangıçlar Cyrus, birkaç gün önce yeni bir telefon aldın, bu senin planın değildi... | Open Subtitles | حسنا، في البداية, سايروس قمت بشراء جوال جديد قبل بضعة أيام ليس على خطتك على حساب جديد تماماً |
| Daha önce hiçbir Teksas Ranger'ını bu kadar yakından görmemiştim. | Open Subtitles | أنا لم أر قط جوال تكساس عن قرب من قبل |
| Ve dedektif Crews'in telefonunu izlediğimizde mola odanızdaki çöp kutusuna ulaştık. | Open Subtitles | وتعقبنا جوال المحقق كروز إلى صندوق قمامة في غرفة استراحتكم. |
| Hayır, Joelle'den bahsediyorum. | Open Subtitles | لقد كنت اتكلم عن جوال |
| Tek başına maskeli bir soyguncu bir çuvala doldurarak yaklaşık 2 milyon doları... Landsdowne Hipodromu bürolarından aldı. | Open Subtitles | مبلغ إثنين مليوناً من الدولارات فى جوال من مكاتب نقود الرهان |
| Götürün şu bok çuvalını buradan! | Open Subtitles | الآن خذوا جوال الفضلات هذا بعيدًا عن هنا |
| - Veya iksirler yapan, gezgin şovlarda yer alan bir adam. | Open Subtitles | - أو كالرجل الذي يجعل الجرع في معرض جوال |
| Benim telefonum da değil. Çevremdekilere saygımdan ve küçük orgazmlardan dolayı telefonumu titreşimde tutuyorum. | Open Subtitles | ليس ملكي، إنّي أجعل جوال على الهزّاز، بدافع الإحترام الذين حـولي، وأيضًا قليلاً من النّشوة. |
| Ve Tony Gob'un telefonuna girmek için başka bir fırsat yakaladı. Fakat telefonu almamayı seçti. | Open Subtitles | و توني كانت لديه فرصة أخرى ليحصل فيها على جوال جوب |