| - Bu dogru. Çölü Dani kadar iyi bilen tek kişi de Joseph'tir.. | Open Subtitles | هذا صحيح الشخص الوحيد الذي يعرف الصحراء جيداً مثل داني هو جوزيف |
| Ama sonra onu iki kez daha yendim ve o kadar iyi hissettirmedi. | Open Subtitles | وبعدها فزت عليه مرتين اخرى ولم أشعر بشعور جيداً مثل المره الأولى هل تظن ان هذا غريب؟ |
| Sonra demedi deme Cotton, bu adamı hiç de sandığın kadar iyi tanımıyorsun bile. | Open Subtitles | انت لا تعرف هذا الرجل جيداً مثل ما تعتقد ذلك |
| Seni onlar kadar iyi tanımıyorum ama konuşmayı kessen iyi olacak. | Open Subtitles | أنا لا أعرفك جيداً مثل الموجودين هنا لكني فعلاً يجب أن أخبرك أن تتوقف عن الكلام الآن |
| ...ve eğer beni seçerseniz Amerikan futbolumuzdaki bir gol kadar iyi bir mezuniyet balosu Kralı olacağım. | Open Subtitles | و إذا أخترتموني سوف أكون جيداً مثل لحظة لمس الأرض |
| Gelecek seferki kadar iyi değil. | Open Subtitles | وليس جيداً مثل محصول العام القادم |
| Ben Jan Peterson. En az eşiniz kadar iyi şarkı söylerim. | Open Subtitles | أنا (جان بيتيرسون) أغنى جيداً مثل غناء زوجتك. |
| - Neden baban kadar iyi değilsin? | Open Subtitles | -لماذا لستَ جيداً مثل ... |