| Ama Bu iyi bir şey çünkü zaten basıncı azaltmak istiyoruz. | Open Subtitles | ولكن هذا امر جيد هذا شيء جيد لأننا نريد تخفيف الضغط |
| Hayır, Bu iyi bir şey, Bu tam ihtiyacımız olan şey. | Open Subtitles | لا , لا , هذا جيد هذا ما نحتاج إليه فحسب |
| İyi. Dinlenmeye ve sessizliğe ihtiyacı var. | Open Subtitles | جيد, هذا ما تحتاجه, الراحة التامة و الهدوء |
| Güzel. Bu da onlardan bir hafta erken kurtulabileceğimiz anlamına gelir. | Open Subtitles | جيد هذا يعنى أننا سنتخلص منهم مبكرا بأسبوع |
| Ve burada çalışanlar yanlış anlamasın ama şunu söylemek ne kadar Güzel bilemezsiniz şu andan itibaren "Artık kahve yapmak zorunda kalmayacağım." | Open Subtitles | ولا أقصد الأسائه إلى أى شخص ما زال يعمل هنا لَكن ليست لديكم أى فكره كم هو جيد هذا الاحساس لأقول إبتداءً من هذه اللحظة |
| Bu partiye katılmak için hala zamanımız olduğu anlamına gelir. | Open Subtitles | جيد. هذا يعنى أننا لدينا الوقت الكافى للذهاب إلى الحفلة |
| Tamam, ben de Bu arada dostumuzun neler çevirdiğini öğrenirim. | Open Subtitles | جيد , هذا سيعطيني فُرصة .لمعرفة ماسبب وجود صديقنا هنا |
| İyi. Çünkü kahrolası hava geçirmez kapıdan dışarı onu havaya uçurdum. | Open Subtitles | جيد هذا لآننى رميت به خارج غرفه الهواء المضغوط |
| Bu iyi bir şey; ancak Bu para değil. | Open Subtitles | الآن، هذا أمر جيد. هذا هو جيدة كما يأتي، ولكن هذا ليس المال. |
| Muhbirler Bu mevsim iyi hasat kaldıracaklar. | Open Subtitles | الرواه سيكون لديهم موسم حصاد جيد هذا الموسم |
| İyi bir izlenim yaratmak istiyorsunuz, değil mi? | Open Subtitles | أنت تحاول عمل إنطباع جيد هذا هو،اليس كذلك؟ |
| Harika. Onları ikna ettin. Çok iyi. | Open Subtitles | هذا رائع ، لقد لعبت مع هؤلاء القوم بشكل جيد هذا جيد |
| Doktor Bu iş için iyi bir plan hazırladı. Bu onu daha çok sevdim anlamına gelmez. | Open Subtitles | الطبيب قام بعمل جيد هذا لا يعني أنني أحبه |
| Atıştırmalıklar. Bu hafta çok Güzel şeyler getirmişler.Bravo size. | Open Subtitles | الطعام ، لقد حصل على طعام جيد هذا الأسبوع هذا جيد من أجلك |
| Yo, çok Güzel.Keşke bende uygun giyinseydim diye düşündüm. | Open Subtitles | لا, هذا جيد, هذا جيد أعتقدت أني ألبس جيدا أيضا |
| Bugün formumdayım o yüzden herkesin çok Güzel resimlerini çekeceğimi sanıyorum. | Open Subtitles | أنا في حال جيد هذا اليوم، لذلك سأحاول إلتقاط صوراً جيده للجميع |
| Evet, çok hoş, çok Güzel ama bir problemimiz var. | Open Subtitles | نعم, هذا جيد, هذا جيد جداً ولكن لدينا مشكلة |
| - Güzel. Bu iyi, değil mi? | Open Subtitles | أنت قادرة على الانجاب جيد هذا جيد,أليس كذلك؟ |
| Tamam, ben de Bu arada dostumuzun neler çevirdiğini öğrenirim. | Open Subtitles | جيد , هذا سيعطيني فُرصة .لمعرفة ماسبب وجود صديقنا هنا |