| Görünüşe göre senin hakkında söyleyecek çok iyi şeyleri varmış. | Open Subtitles | على ما يبدو، كان لديه بعض الأمور اللطيفة جِدّاً التي يقول عنك. |
| Bunları hatırlarsanız, bize çok yardımcı olursunuz Bayan Masters. | Open Subtitles | ظهر الجزء الخلفي لتلك الشاحنة. سيكون من المفيد جِدّاً يا سيّدة ماسترز، إذا تذكّرتي ذلك. |
| Kalbimin çok hızlı attığını söylemeliyim. | Open Subtitles | يجب أنْ أخبرك إنّ قلبي يخفُق بشكل سريع جِدّاً. |
| Uzun zaman önce çok çok uzak bir galakside .... | Open Subtitles | مُنذُ زَمنٍ بعيدٍ , و في مَـجَـرّة بَعِيدَة... بَعِيدَة جِدّاً... |
| Orada o kadar çok hasta çocuk vardı ki. Kızım da çok hastaydı. | Open Subtitles | كان هُناك كثير من الأطفال المرضى وابنتى كانت مريضة جِدّاً, |
| Anlarsın ya, eğer sen bir şeyle yüzleşmekten çok kokuyorsan bu, bilinç kaybı için çok mantıklı bir sebep. | Open Subtitles | تعرفين أنكِ إذا كُنت... خائفة جِدّاً من أن تواجهى شيئاً, فمِن المنطقىّ أن تغيبى عن الوعىّ, |
| Evet, çok güzelsin. | Open Subtitles | أوه نعم، نعم أنتِ جميلة جِدّاً. |
| Bu gece burada olduğum için çok memnunum. | Open Subtitles | إنّني ممتن جِدّاً أنْ أكون هُنا الليلة. |
| çok özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسفة جِدّاً. |
| çok özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسف جِدّاً. |
| çok şanslı bir adam. | Open Subtitles | إنه رجل محظوظ جِدّاً. |
| O daha çok küçük. | Open Subtitles | إنها صغيرة جِدّاً. |
| Bay Clutter'ın çok nazik bir bey olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | كُنت أرى أن السيد (كلاتر) رجلاً لطيفاً جِدّاً. |
| Ama ben çok zayıfım. | Open Subtitles | ولكنى نحيفة جِدّاً. |
| Evini çok beğendim. | Open Subtitles | أُحبُّ شقتك جِدّاً. |
| çok mutlu görünüyor. | Open Subtitles | يبدو سعيداً جِدّاً. |
| Bu çok hızlı oldu. | Open Subtitles | هذا سريعٌ جِدّاً. |
| Uzan bakalım. çok düşünceli biri. | Open Subtitles | إنه حَنونٌ جِدّاً. |
| Dr. Quinoness, bu çok uzun zaman önceydi. | Open Subtitles | دكتور (كوينونيس), هذا حدّث مُنذ وقتٍ طويلٍ جِدّاً. |
| çok ilginç biriydi. | Open Subtitles | كان حديثه شيِّقاً جِدّاً. |