| Ne kadar altüst olduğunu görene kadar yaptığım şey gerçekten gerçekleşmeyecekti bile. | Open Subtitles | لم يتبين لي حتى مالذي كنت أفعله حقاً حتى رأيت مدى غضبك |
| Ta ki gözümü alamayacağım kadar güzel bir şey görene kadar. | Open Subtitles | حتى رأيت شيئاُ جميلاً جداً بحيث لم استطع التوقف عن التحديق |
| En kötüsünün bittiğini düşündüm Ta ki haftalar sonra ilk kez yeni bacaklarımı görene kadar. | TED | ظننت أن الأسوأ قد انتهى حتى رأيت ساقيَّ الجديدتين بعد أسابيع لأول مرة |
| - Ta ki bunu görene kadar demek istedim. - Ne demek istediğinizi anladım. | Open Subtitles | كنت أعنيه حتى رأيت هذا كنت أعلم أنك تعنيه |
| Ahit Sandığının tapınaktan çalındığını bile gördüm. | Open Subtitles | حتى رأيت فلك العهد يسرق من المعبد0 |
| Bu çocuğu görene kadar bir daha hiç... kahkaha sesi duyamayacağımı sanıyordum. | Open Subtitles | لم أظن أني سأسمع ضحكة مرة أخرى حتى رأيت هذا الفتى |
| Dodge'ım olmadığı için üzülüyordum olan adamı görene kadar. | Open Subtitles | كنت حزينا عندما لم يكن لدي أي دودج، حتى رأيت الرجل الذي كان واحد. |
| Haberlerde görene kadar, çocuğun şüpheli olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أدرك بأن الفتى كان مشتبهاً به حتى رأيت ذلك على نشرة الأخبار |
| Gözlerimle görene kadar Joy'un bana söylediklerine inanmamıştım. | Open Subtitles | حتى رأيت ذلك بأم عيني ربطت زوجتك الساقطة حبلاً بسيارتك وقلبت مقطورتي |
| Notu görene kadar bu söylentilere kulak asmamıştım. | Open Subtitles | الآن, لم أؤمن قط بأيٍ منهم حتى رأيت تلك الملاحظة |
| Kızımız mesajları görene kadar hiçbir şey fark etmemiş. | Open Subtitles | أي أنها لم تدرك حتى رأيت هذه الرسائل النصية، أو كيف تقوله. |
| Haberlerde görene kadar bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعلم حتى رأيت الخبر على نشرة الأخبار |
| Diğer çocuklarda da benzer yaralar görene kadar pek önemsememiştim. | Open Subtitles | لم أفكر بالأمر كثيرا حتى رأيت علامات مشابهة على الصبية الآخرين |
| Bulvar'daki peynirciden çıkmıştım ve bir kaç ses duydum, kolumu görene kadar vurulanın ben olduğumu anlamamıştım bile. | Open Subtitles | وسمعت ضجيجاً و.. ولم أدرك أنني التي أصبت حتى رأيت ذراعي تنزف. |
| Manzara daha güzel olamazdı diye düşünüyordum.. ...Ta ki o eskimiş fötr şapkayı görene kadar. | Open Subtitles | لم أتخيل الوضع أفضل من ذلك .حتى رأيت القبعّة القبيحة |
| Duvarda adını görene kadar başa geldiğinden haberim bile yoktu. | Open Subtitles | لم أكن أعلم أنّك قد قمتِ بذلك فعلاً حتى رأيت اسمكِ، معلقاً على الحائط |
| İçinde bizi görene kadar bütün istihbaratı müşterime satmaya hazırdım. | Open Subtitles | أنا كنت مستعدة أن أبيع كل هذه المعلومات لعميلي حتى رأيت أنفسنا فيها |
| Emily'nin tepkisini görene kadar belki yanılıyorum demiştim. | Open Subtitles | لم أكن اعرف ما رأيته حتى رأيت ردة فعل ايميلي |
| Ama silahı görene kadar korkmamıştım. | Open Subtitles | لكنّني لم أكن خائفة حتى رأيت ذلك المسدّس |
| Lanet kah tai-günahı bile gördüm! | Open Subtitles | أنا حتى رأيت فوكين 'كوه-تاي الخطيئة! |
| İlk sigara yasağı ilanını görünceye kadar sigaradan nefret ediyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أكره السجائر .. فقط حتى رأيت أول لافتة تمنع التدخين |