| Tavan arasında mahsur kaldığında o kesikler belirdi ya. | Open Subtitles | يا رجل، عندما حوصرت فى الزنزانة و تلك اللقطات ظهرت فقط |
| Bütün geceyi bir polisiyenin içinde mahsur geçirmiş gibiyim. | Open Subtitles | لدي إنطباع بأنني حوصرت طوال الليلمعمجموعةمنالمجرمين. |
| Sahneye çıkıyoruz şimdi. Biliyorum, arabamda kilitli kaldım. | Open Subtitles | ،أعلم، لقد حوصرت في السيارة .أنا قادم |
| Özür dilerim. Orada takıldım kaldım. | Open Subtitles | آسف جداً، حوصرت خارج المدينة. |
| Evet, bir çöp tenekesi içine sıkıştım. | Open Subtitles | نعم، لكننى حوصرت فى سلة القمامة |
| Garnizon kuşatıldı leydim. | Open Subtitles | لقد حوصرت الحامية يا مولاتي. |
| Söylesene, tek bacaklı jokeyle bir adada mahsur kalan tuba çalan kız için söylenenleri biliyor musun? | Open Subtitles | هلسمعتنعن فتاةالبوق... التي حوصرت على الجزيرة مع الفارس وحيد الساق؟ |
| Pardon ya, bir ezikle mahsur kaldığımı unutmuştum. | Open Subtitles | آسفة ، لقد نسيت أني حوصرت مع خاسر |
| Robyn yanan araba da mahsur kalmıştı. | Open Subtitles | حوصرت روبين في السيارة المحترقة |
| ILİD geldiğinden beri mahsur kaldı. | Open Subtitles | حوصرت منذ ان وصلوا داعش لهنا |
| Toplantıda sıkıştım kaldım. | Open Subtitles | حوصرت في اجتماع. |
| Hırsızlıktaydım, sıkıştım kaldım. | Open Subtitles | أنا في عملية وقد حوصرت |
| Kendi zihnimde hapis kaldım! Buna karşı koyabilirsin, Dash! | Open Subtitles | لقد حوصرت فى داخل عقلى يمكنك أن تقاتل ضده يا (داش) |
| Saplanıp kaldım. | Open Subtitles | لقد حوصرت |
| sıkıştım. Hay sikeyim. | Open Subtitles | لقد حوصرت سحقًا |
| Kükreyen Dan Seavey liderliğindeki korsanlar tarafından kuşatıldı, bir sürü obje dahil, bu haydutlar Avalon'u boşalttı, ve Ajan David Wolcott'u öldürdüler. | Open Subtitles | حوصرت قبالة ساحل المحيط الأطلسي من طرف القراصنة. بقيادة (رورينغ دان سيفي) ونهب هؤلاء اللصوص سفينة (أفالون)... هاربين بعدّة صناديق من القطع الأثرية ومودين بحياة العميل (ديفيد وولكوت). |