| Evet. Silah sesini duyduğumda ona çarptığımı sandım. | Open Subtitles | نعم ، أعتقد أننى ارتطمت به حين سمعت هذه الطلقة |
| İtaat kuralını bozduğum için... çanı duyduğumda çalışmayı bırakmadığım için | Open Subtitles | سأخبركِ خطيئتي لعصياني أوامر الطاعة .. و ذلك لعدم توقّفي عن العمل حين سمعت الجرس. |
| Burada olduğunu duyduğumda hemen buraya geldim. | Open Subtitles | حين سمعت أنك مع زوجى أتيت اٍلى هنا مباشرة |
| Bu yüzden onun vurulduğunu duyduğum zaman, | Open Subtitles | لذا ، حين سمعت بأنه قد أصيب |
| Cuesta'nın başının dertte olduğunu duyduğum zaman, ...sizlerden birinin onu araştırmaya geleceğini anladım. | Open Subtitles | حين سمعت أن مصير (كويستا) على المحك تصورت أن أحدكم سيأتي للتدقيق مع محققته |
| Çöküşü görmedim, ama çığlıkları duyunca koşarak geldim. | Open Subtitles | لم أر الإنهيار ولكنني أتيت راكضاً حين سمعت الصياح |
| Ya da Daisy'nin nişanlısının nehre uçtuğu haberini alınca mı? | Open Subtitles | أو حين سمعت سيارة خطيبها تخرج عن الطريق لتقع في النهر؟ |
| Kasabaya döndüğünü duyduğumda, ilişkimizin nasıl olacağı konusunda bir senaryo kurdum kafamda. | Open Subtitles | حين سمعت عن عودتك للبلدة رتبت قصة سيناريو لكيف ينجح الأمر بيني وبينك |
| Öldürüldüğünü duyduğumda bunun doğru olmadığını biliyordum. | Open Subtitles | حين سمعت أنّك قتلت، كنت أعرف أنّه غير صحيح. |
| Üzgünüm Koç. Düdüğü duyduğumda durdum. | Open Subtitles | اسف ايها المدرب لقد توقفت حين سمعت الصافرة |
| Lakin kardeşimin oğlunu ve zavallı torununu ve bütün çocukları öldürdüklerini duyduğumda...! | Open Subtitles | ولكن،، حين سمعت أنهم قتلوا ابن اخي وابنه المسكين |
| Ertesi gün olanı duyduğumda sanki kaderin eli gibiydi. | Open Subtitles | وفي اليوم التالي, حين سمعت بما حدث, كانت وكأنها بمشيئة القدر |
| Beni görmek istediğini duyduğumda tuzak olduğunun farkına varmadım. | Open Subtitles | حين سمعت أنّك تودين رؤيتي، لم أكن أدرك أنّه كان كمين |
| Ama bu gece seni telefonda duyduğumda... | Open Subtitles | لكنني حين سمعت صوتك على الهاتف |
| İşte bu yüzden erkek fahişelere iş verme eğilimini duyunca, tereddüt etmem neden oldu. | Open Subtitles | لهذا حين سمعت نزعتك لجمع أدوات الحيل الذكورية |
| Kalabalık bunu duyunca, söylediği şeyler üzerine hayrete düştü. | Open Subtitles | وفي حين سمعت عدة انفجارات اخرى عن هذا، حتى أذهل تلك تعاليمه. |
| Dün gece deprem haberini aldıktan sonra. | Open Subtitles | ليلة البارحة حين سمعت بأنباء الزلزال المدمر |
| Karargâhta, Todt'un uçağının düştüğü haberini aldım. | Open Subtitles | كنت فى مقر القيادة العامه حين سمعت أن الطائرة التى يستقلها (تود) قد سقطت |