| Öyle görünüyor ki, Duke'ler kasanı çalmışlar. | Open Subtitles | يبدو أن اولاد الدوق سرقوا خزنتك |
| Bence kasanı buraya koymalısın. | Open Subtitles | اظن انه من الافضل لكي ان تضعي خزنتك هنا |
| Herneyse, kasanın kırılmasının imkansız olduğunu söyledin. | Open Subtitles | على كلّ حال، لقد قلت أن خزنتك من المستحيل إختراقها |
| Eğer bir grup insan kasanızı kırabiliyorsa ikinci bir grup da kırabilir. | Open Subtitles | ان استطاع مجموعة من الناس ان يخترقوا خزنتك اذن اخرون يستطيعون ذلك ايضا لا, انت لا تفهم |
| Her neyse, Habib'in 10,000 $'ının yine de senin kasandan gelmediği ortaya çıktı. | Open Subtitles | على أي حال ظهر لي " أن أموال السيد " حبيب لم تأتي من خزنتك في النهاية |
| Golf kulübündeki dolabında... avcı bıçağı gören bir tanığı var. | Open Subtitles | لديه شاهد يدّعي أنه شاهد سكّين صيد في خزنتك بالنادي الريفي |
| kasanda Daniel Douglas'ın dosyasına bakarken bazı kurcalama belirtileri gördüm. | Open Subtitles | حين أخذت ملف دانيال دوجلاس من خزنتك رأيت أثرا للعبث بالأقفال |
| Banka kasanızda nesilden nesle geçen eşyalar olduğunu söylüyorsunuz. | Open Subtitles | حسناً أنت تقول أنه يوجد إرث عائلي داخل خزنتك |
| Senin kasanı kırmak istemiyorum. Ne kasası? | Open Subtitles | أنا لا أريد إقتحام خزنتك أيّ خزنة؟ |
| Her yeri aradı ta ki kasanı bulana kadar. | Open Subtitles | وقام بتفتيش المكان. حتى عثر على خزنتك. |
| Mesela... Paranı alırdım. Sonra kasanı bulurdum. | Open Subtitles | سأسرق منك نقودك ومن ثم سأبحث عن خزنتك |
| kasanı temizleyeceğiz. Bin! | Open Subtitles | سوف ننظف خزنتك ، هيا |
| Aslında kasanı da açmaya çalıştım. | Open Subtitles | حاولتُ فعلاً إختراق خزنتك. |
| Bu yüzden bazı şeyleri not ederiz kasanın körelmeye başladığı zamanlar için. | Open Subtitles | ... لهذا السّبب قمت بتدوين الأشياء عِندما تبدأ خزنتك بالتعفّن |
| Alın aptal kasanızı! | Open Subtitles | ها هي خزنتك الغبية |
| kasanızı görmem gerek. | Open Subtitles | أحتاج إلى أن أرى خزنتك |
| Neden kendi kasandan $30,000 çaldın? | Open Subtitles | لماذا سرقت 30.000 دولا من خزنتك ؟ |
| Neden kendi kasandan $30,000 çaldın? | Open Subtitles | لماذا سرقت 30.000 دولا من خزنتك ؟ |
| Niye uyarıcı ilacı dolabında bırakır? | Open Subtitles | لماذا كان بعض من المسحوق للكبسولة في خزنتك |
| Çünkü bunu dolabında bulduk. | Open Subtitles | لأننا وجدناها في خزنتك. |
| Senin yer altı kasanda eşyalarımın arasındaydı. Biri oraya girmiş. | Open Subtitles | مع أغراضي في خزنتك أحدهم هناك |
| Taşlar sizin kasanızda muhafaza ediliyordu. | Open Subtitles | احجار كانت خزنتك تحميها |
| İşte lanet olası kasanız, aç şunu şimdi ! | Open Subtitles | اللعنة, هاهي خزنتك اللعينة إفتح تلك الملعونة |