| Birisinin kişisel garezi yüzünden bir ortağımı daha kaybetmek hiç hoşuma gitmez. | Open Subtitles | اكره خساره شريك اخر لمجرد ان هناك شخص معه فأس ليطحن به |
| Sonucu önemsemenizi anlıyorum, ama benim için mesele... kazanıp kaybetmek değil. | Open Subtitles | حسنا أعرف أنك قلق حول مركزنا، و لكن معى الأمر ليس مجرد فوز و خساره |
| Söyle bana. Onların tuzağına düşmemize rağmen nasıl bir kayıp değil. | Open Subtitles | تفضلي, إشرحي لي كيف كان الوقوع في فخهم لا يُعتبر خساره. |
| Yavru istiridye, tavuk kanadı, yavru fok, büyük kayıp değil. | Open Subtitles | طفل محاره. أجنحة دجاج أطفال الفقمه. لا خساره كبيره |
| Bu adam bunu asla yapmayacak. İyi bir imgeleme yazık oldu. | Open Subtitles | هذا الشخص لن يفعلها ابدا يالها من خساره لبصيره جيده |
| Bir kadın, ne kadar trajediye, ne kadar kayba katlanabilir ki? | Open Subtitles | اعني، كم من مأساة كم من خساره بأمكان الأمرأه الواحده تحملها |
| Yoğun bağlanmalar ve kalp kırıcı kayıplar. | Open Subtitles | اتصال قوي و بعدها خساره تكسر القلب ؟ |
| Sözlüğünde yenilgi kelimesini barındırmayan. | Open Subtitles | فريق لا توجد كلمة خساره فى قاموسه |
| Tas tamam kaybetmek üzeresin, kardeşim neden topu masaya koymuyorsun ve ödemeni yapmıyorsun. | Open Subtitles | اسمع يا اخى انت على وشك خساره مباراه عادله لما لا تدفع الان وتضع الكره على الطاوله ؟ |
| - Ya kralını kaybetmek? - Bu krala bağlı. | Open Subtitles | ماذا عن خساره ملكك - هذا يعتمد على الملك - |
| Bir maçı kaybetmek kimseyi öldürmez. | Open Subtitles | خساره مباره واحده لن يقتل أي أحد |
| O zaman kaybetmek iyidir,öyle mi? | Open Subtitles | إنها خساره جيده،أتعلم؟ |
| Siz ve Edelstein'in bir zamanlar çıktığınızı öğrenmesi mi, yoksa davayı kaybetmek mi? | Open Subtitles | معرفة أنكِ و (ادلستين) كنتما على علاقة أو خساره هذه الدعوى القضائية؟ |
| Çünkü ben oyun oynamıyorum. Senin için olay kazanmak ya da kaybetmek. | Open Subtitles | بالنسبه لك، الأمر ربح و خساره |
| Olanları duydum; korkunç bir kayıp. | Open Subtitles | و أنت أيضا,ادميرال لقد سمعت بما حدث خساره فادحه |
| Maç için büyük bir kayıp, sanırım. | Open Subtitles | -حسنا ً , أنا متأكد أنها كانت خساره كبيره للعبه |
| Saçlarımızı dağıtacağız, büyük bir kayıp yaşayacağız. | Open Subtitles | سيفتقد شعرنا لذلك لكن نحن على خساره |
| O ölürse, hepimiz için bir kayıp olur. | Open Subtitles | إذا مات... . فهى خساره لكلينا و لى أنا بالذات |
| - yazık. - Sen Curtis'i sevmezdin. | Open Subtitles | ـ يالها من خساره ـ أنت لا تحب كريست |
| Kameralar yokken ölürse yazık olur. | Open Subtitles | خساره أن يموت بعيداً عن الكاميرات |
| Federalin elinde büyük bir kayba neden oldunuz. | Open Subtitles | انت عانيت خساره عظيمه على ايدي الفيدرالي... |
| Kabullenilebilir kayıplar mı? | Open Subtitles | خساره مقبوله؟ |
| "ve bir yenilgi, Vietnam." | Open Subtitles | و خساره واحده , فيتنام |