| Ve cümlelerimi sonlandırırken, size bir şey hatırlatmama izin verin: Hücreleriniz şeker ile kaplanmıştır. | TED | لذا في الختام، دعوني فقط أذكّركم مرة أخرى: خلاياكم مغلّفة بالسكّريّات. |
| Şimdiye kadar yaptıklarımız üzerinden hızlıca geçmeme izin verin. | TED | دعوني فقط امر بسرعة كبيرة على الاشياء التي فعلناها. |
| Etik ve siyasi çalışmalarla sözlerimi bitirmeme izin verin. | TED | دعوني فقط أكمل بدراسات سياسة عامة أخلاقية. |
| İzin verin olanlardan bazı sonuçlarlar çıkartayım. | TED | دعوني فقط أحاول أن أخرج بإستنتاجات مما حدث. |
| İki tanesinden bahsetmeme izin verin. Birincisi, mühendislik ve klinik alanlarından köken alıyor. | TED | و دعوني فقط أذكر إثنان بسرعة. واحد مشتق من مجال الهندسة, و الآخر من العيادة. |
| Köşede güzel eski bir bar var. İzin verin gidip kapatayım. | Open Subtitles | هناك حانة قديمة لطيفة في الزاوية دعوني فقط اغلق المكان |
| Adamlarımın biraz daha aramasına izin verin. | Open Subtitles | دعوني فقط يا جماعة أبحث في الأنحاء لفترة أطول قليلاً |
| İzin verin önce en önemli anlamları sınıflandırayım. | TED | دعوني فقط أرتب ما هي أهم الوسائل. |
| Her neyse izin verin de bir şey söyleyeyim. | Open Subtitles | علي أية حال، دعوني فقط أقول شيئا ما |
| Her neyse izin verin de bir şey söyleyeyim. | Open Subtitles | علي أية حال، دعوني فقط أقول شيئا ما |
| Her şeyi açıklayacağım, tamam mı? İzin verin de bir kere çekip kafamı toparlayayım. | Open Subtitles | دعوني فقط آخذ جرعة، لأصبح بمزاج جيّد |
| Şunu bitirmeme izin verin. | Open Subtitles | دعوني فقط أُبعد هذه |
| Açmama izin verin. | Open Subtitles | دعوني فقط افتح الباب |
| Ama meseleyi açıklamama izin verin. | Open Subtitles | ولكن دعوني فقط أعرض القضية |