| Epifiz bezinin yanında parçalanmış anevrizma kanıtı gördüm. | Open Subtitles | رأيت دلائل على تمزق وتمدد الأوعية الدموية بالقرب من الغدة الصنوبرية |
| Fıtık olduğunun kanıtı. Burr deliği açmam gerekti çünkü-- | Open Subtitles | يوجد دلائل على وجود إنفتاق لقد إحتاج لعمل ثقب في الجمجة لسحب الخُرّاج |
| Diğer X5'lerde böyle bir hastalık belirtisi gözükmedi. | Open Subtitles | إنه من الإكس 5 ولم تظهر أي دلائل على هذا النوع من الأمراض. |
| Bunalım belirtisi veya değişken davranışlar yokmuş. | Open Subtitles | لا دلائل على وجود اكتئاب أو اضطراب في السلوك |
| Diğer 3 kişinin boyun bölgesinde boğma izine benzeyen yaralar var. | Open Subtitles | هناك رضوض حول منطقة الحنجرة عند ثلاث رجال دلائل على اختناق |
| Alarm devre dışıydı, zorla girişe dair belirti yok. | Open Subtitles | جهاز الإنذار كان مقفلا و لا دلائل على الاقتحام |
| Eğer cinsel suç kanıtı varsa, polis neden bize söylemedi? | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}لمَ لا تُخبرنا الشّرطة لو كان هُناك دلائل على إعتداء جنسي؟ |
| Gördüğüm kadarıyla bu cinayetlerin hiç kanıtı yok. | Open Subtitles | لا دلائل على عمل إجرامى |
| - Nedir bu? - Bazı hikayelerin gerçek olduğunun kanıtı. | Open Subtitles | ما هذا- دلائل على أن بعض القصص حقيقية- |
| Bir tane bile kanıtı yok. | Open Subtitles | لا توجد أي دلائل على ذالك. |
| Kriz belirtisi görmüyorum, ya sen? | Open Subtitles | - أنا لا أرى دلائل على وجود الاستيلاء، أليس كذلك؟ |
| Prova edilmiş bir hikaye belirtisi yoktu. | Open Subtitles | ولا دلائل على التدرب على القصة |
| Neoplazma belirtisi bulunmuyor. | Open Subtitles | لا أرى اية دلائل على وجود أورام, |
| Hiçbir yaşam belirtisi yok. | Open Subtitles | لا دلائل على وجود حياة بأيّ مكان. |
| Şiddetli çıkış yerleri belirtisi var. | Open Subtitles | أختفت , هناك دلائل على خروج عنيف |
| Herhangi bir uyuşturucu madde belirtisi yok, efendim ama çok ürpertici bir yer. | Open Subtitles | ! لا توجد أى دلائل على المُخدرات , يا سيدى ولكن المكان كان ملىء بالفوضى العارمة |
| Her yeri araştırdım ne bir köpek ne bir kan izine ne de kurallara aykırı bir şeyden iz bulabildim. | Open Subtitles | لقد بحثت فى كل مكان .. لا يوجد كلب و لا آثار دماء و لا توجد دلائل على حدوث عنف |
| Adli tabip'in raporuna göre belirtmeliyim ki suikast izine rastlanmadı. | Open Subtitles | بانتظار تقرير الطبيب الشرعي يجب القول بانه لا توجد أي دلائل على أنها جريمة |
| Yalan söylediğine dair belirti yok. Kendimiz bulmaya çalışacağız. | Open Subtitles | لا يظهر أية دلائل على الكذب، سيتعيَّن أن نبحث عنه بمفردنا. |