"ذلك التغيير" - Translation from Arabic to Turkish

    • bu değişimin
        
    • Make that
        
    • değişim
        
    • bu değişimi
        
    • Stand
        
    • bu değişiklik
        
    Ve bu değişimin nedeni de elimizdeki yeni bilgilerdir. TED والسبب في ذلك التغيير هو أننا اليوم نملك معلوماتٍ جديدة.
    Bugün, okumanın hayatlarımızı nasıl değiştirebildiği ve bu değişimin sınırları hakkında konuşmak istiyorum. TED أودُ التحدث اليوم عن كيف يمكن للقراءة أن تغير من حياتنا وعن حدود ذلك التغيير.
    bu değişimin, bu cevabın bir parçası olabiliriz. TED يمكننا أن نكون جزءًا من ذلك التغيير. يمكننا أن نكون جزءًا من الحل.
    # Take a look at yourself And then Make that change # Open Subtitles فانظر إلى نفسك واصنع ذلك التغيير
    Yerleşik sistemler, işin başındakilere değişim rica etmekle değişmez, bu sistemler, istedikleri olmayan bütün insanlar ayağa kalkıp, o değişimi bizzat yaparsa değişir. TED الأنظمة المتينة لا تتغيرعن طريق طلب ذلك من المسؤولين عنها، تتغير بسبب جميع الناس الذين ليس لديهم ما يريدون ينهضون ويحققون ذلك التغيير.
    bu değişimi ancak bir devrimle yapmak zorundasın. TED عليك أن تحقق ذلك التغيير عن طريق ثورة
    # Stand up, Stand up! Open Subtitles انهض، انهض اصنع ذلك التغيير
    Algıdaki ve algıladığımızı düşündüklerimiz hakkındaki bu değişiklik, son dört yüz yılda insanlık tarihinin geri kalanından daha fazla gelişme yaşanmasını sağladı. TED هو ذلك التغيير في المفهوم، وما هو الذي نعتقد أننا نراه الذي ساعدنا على التقدم خلال الأربعمئة سنه الماضية أكثر مما تقدمنا في بقية التاريخ.
    Olaylar hızlı değişiyor ve bende bu değişimin bir parçası olmak istiyorum. Open Subtitles الأشياء أضحت تتغيرُ بسرعة وأريد أن أكون جزءاً من ذلك التغيير
    Ya bu değişimin bir parçası olursunuz ya da çeker gidersiniz" demiştiniz. Open Subtitles ."يجب أن تكون جزءاً من ذلك التغيير أو تنسحب"
    bu değişimin, dinozorların, vücut ağırlıklarını azaltmalarının tek örneği olarak biliyoruz. Biraz sonra başlangıç noktalarını göreceğiz. Bu değişim, aynı zamanda, demin, dinozorların bulunmadığını söylediğim habitatları ele geçirdikleri tek seferdi. TED نحن الآن نعلم أن هذا التحول كان الوقت الذي بدأت فيه الديناصورات بالنزول تحت ذلك الحجم الجسدي -- سنرى أين بدأ كل ذلك بعد قليل -- وكان ذلك الوقت الذي بدؤوا فيه سريعا باقتحام تلك المقاطن الطبيعية قد قلت لكم قبل قليل أن الديناصورات لم تكن ضمن ذلك التغيير.
    # Take a look at yourself And then Make that change # Open Subtitles فانظر إلى نفسك واصنع ذلك التغيير
    # # Make that change # Open Subtitles اصنع ذلك التغيير
    # You gotta Make that change # Open Subtitles عليك أن تصنع ذلك التغيير
    Bu değişim, geleneksel yolumuz olan kesme ile yapılacak. Open Subtitles سيتم ذلك التغيير بطريقتنا التقليدية ، بالقطع
    Bu adam beni kendi oyunumda ezmeyi başardı." (Gülüşler) Ama bu bana inanç kazandırdı. Bana insanların sosyal olarak kabul edilmez olarak görmeye başlarlarsa kaynakları bu şekilde harcamayı bırakabileceğine dair inanç kazandırdı, Bu konuda sesimizi duyurabilirsek, bu konuda şirketleri bilgilendirebilirsek, devletlere bu ziyanın bitmesini istediğimizi gösterebilirsek, bu değişimi sağlayacak güce sahibiz TED وهذا الرجل سحقني في لعبتي." (ضحك) لكنه أعطاني إيماناً. جعلني أؤمن أننا نحن، الناس، نملك القوة لإيقاف هذا الإهدار المأساوي لموارد الغذاء إذا نظرنا إليه كعمل غير مقبول اجتماعياً أن نهدر الطعام على نطاق واسع، لو أحدثنا ضجة حول ذلك، و نبهنا الشركات وأخبرنا الحكومات أننا نريد أن نرى نهاية لتبديد الطعام. نحن نملك القوة لإحداث ذلك التغيير.
    # Whoo! # # Stand up and Make that change # Open Subtitles انهض واصنع ذلك التغيير
    Hayat değişimlerle dolu, Bay Ford. Sizin için bu değişiklik hemen gerçekleşecek. Open Subtitles {\pos(190,200)} (الحياة تتغيّر ، سيّد (فورد ولأجلكَ ذلك التغيير الآن

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more